yokluğun hasretin bitirdi beni
bedenim sararmış kuru yapraktır
aldı ellerimden götürdü seni
şimdi seni saran kara topraktır
doyamadım senin sevgine inan
bize bu eller yaramaz
kalk gidelim malatya'ya
gurbet bize çare olmaz
kalk gidelim malatya'ya
canımıza dert girmeden
bu gece bu meyhane bir başka dert kokuyor
yenik düşen yürekler isyanları oynuyor
hayatın sahnesinde bir perde kapanıyor
yenik düşen yürekler isyanları oynuyor
ya oyun çabuk bitmiş yada rol başkasında
kendine işkence bana zulüm ediyorsun
ben seni anlıyorum sen aşktan korkuyorsun
duyguların geçiyor mantığından öteye
sen sevilmekten değil sevmekten korkuyorsun
ihanati düşünen bir insan olsaydım ben
ayrılıp gidişinin birinci yıldönümü
anılarla başbaşa içiyorum bu gece
kadehlerle avutup şu yaralı gönlümü
sabrımı deneyerek içiyorum bu gece
gökte yıldızlar şahit yeryüzünde insanlar
bir gün gelir ayrılığı tatmaktan
bir köşede kalmaktan korkuyorum
gelip geçen insanların içinde
yapayanlız kalmaktan korkuyorum
baktıkları halde göremezlerse
aşkımsın yıllardır hasret çektiğim
uykumda gördüğüm rüya gibisin
masmavi gözlerin deniz misali
avşarın güzeli hülya gibisin
sığmaz oluyorsun ne gün geceye
bu canı sahibi almadan önce
yüzünü son defa görseydim şeyda
emanet yerini bulmadan önce
saçlarını tel tel örseydim şeyda
sineme sarsaydım bir kaç telini
yönümü nereye dönersem sensin
bir gece yarısı bir seher vakti
gün belki bu gündür yarın olurmu
zaman sevilmenin sevmenin vakti
dötr mevsim içinde sen hangi günsün
sen herşeysin herşeydesin
hem göktesin hem yerdesin
vazgeçilmez biçimdesin
sevgi değil bu aşk değil
gören gözüm kulağımsın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!