“Ah, posta güvercinleri yoruldu,
yollar uzadı.”
Bir mektup düşmüşüm İstanbul’a,
Okul defterimin ortasından
kopardığım sayfaya,
Çocukluğumun sararmış el
yazmasıyla...
Selamla bağlamışım sözü,
Evvela...
Ellerinden öpmüşüm büyüklerin,
Küçüklerin gözlerinden.
Buraları sorarsan amca,
Görünüşte hepimiz iyiyiz.
Oysa yollar ne kadar uzadı aramızda,
Kaç günde menzile varır posta
arabaları?
Zaman aynı kalır mı hüznün
kıyısında?
Hasretim ilk kimin parmaklarında can
bulur,
Kim heyecanla ayırır zarfı
yapışkanından,
Kim okur içten, derin bir ah çekerek?
Ne zaman bir müjde düşer
memleketime?
Kardeşim hasta, odası sükût kokar,
Dedem de daha bizdeydi bir ay
önce...
Eski kâğıtta buruk bir mürekkep izi,
Gözü yolda bekler kapımızdaki zil.
Günler geçer, bir yaprak daha düşer
takvimden;
Orada da mevsimler soğudu mu,
Haberin var mı?
Kayıt Tarihi : 23.10.2026 09:49:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
İstanbul’a giden son posta arabasının gürültüsü kasabanın tozlu yolunda kaybolalı üç gün olmuştu. Mustafa, gaz lambasının sarımtırak ışığında masanın başına oturdu. Önünde, okul yıllarından kalma kareli defterin tam ortasından özenle, kenarlarını zedelemeden kopardığı bir sayfa duruyordu. Kalemi eline aldığında parmakları hafifçe titredi. Mürekkebin kâğıda dokunduğu o ilk an, yılların biriktirdiği o hüzünlü sessizliği bozdu: "Evvela selam..."




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!