Susma konuş,
Ben senin sesine hasret kalacağım
Sen başka seslerin esaretinde yaşarken
Susma konuş,
Ben senin sesine susayacağım yanarken sessizlikle
Sen başka seslerin himayesinde
Sardı ruhumu ızdırabın alevi
Öyle kala kaldım pencerelerde
Yandı gönlümün en ücra köşesi
Daldığım düşüncelerde
Feryat edecek derman kalmadı
Kuşlar uçuşur akşam üstleri
Pervasızca kızıl gökyüzünde
Geceye gömülür bakışlarım
Son kanat sesiyle
Sarhoş eder bu vakitler insanı
Su bile içse yalnızlık kadehiyle
Hani anlarsın kendini, anlatamazsın başkalarına
Hani dökemezsin içini, kendinden başkasına
İşte budur sensizlik
Ve bir sen anlarsın beni, yalnız sen
Kelimeler yangınıdır susuzluğumun
Sana susadıkça yazıyorum
Seni yazdıkça yanıyorum
Yosun tuttuysa eğer kalbimizin sevgiye bakan tarafı
Sanmayın sevmeyi bilmediğimizden
Çok sevdiğimizden, unutamadığımızdandır
Görse sana olan bakışlarımı
Firavun yıkardı taptıklarını
Zulmünle açtığın yaralarımı
Sarsın lokman hekim ben saramadım
Tuttuğun ellerim değil
Yüreğimdi avuçlarında çırpınan
Sevda içimde nehir
Şimdi benim yarım kalan
Gözlerin gecede iki yıldız
Yaşıyorum,
Sokaklara taşıyor kirli kahkaha sesleri evlerden
Gözlerimde biriken mutlulukları ağlayacağım günlere yaşıyorum
Bir dönem ödevi kadar özenli, bir ders saati kadar kısa
Şurada gençliğimin hayalleri, şurada yaşlılığım ve arada uçurum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!