Gülüşün bir yıldız kaymasıdır şimdi uzaklarda,
Dokunamam...
Ağırlaşır akşamlar, dar gelir damarlarım
Kanım sana doğru akar,
Durduramam...
Özlemedim seni…
Birbirimize uzak geçirdiğimiz her dakika,
Bir ağacın dökülen yaprakları gibiydi
Sonbaharın serin sokaklarında, en solgun haliydi bir renk cümbüşünün, bildik kelimelerle anlatılamayan.
Özlemek ablasını gelin vermiş bir ilkokul çocuğuydu içimizde,
Korumasız, masum, telaşlı.
Maziyi anıp ta içelim bu gece,
Hem de öyle densiz içelim ki,
Kadehler bile sarhoş olsun sarhoşluğumuzda,
Meze yapalım eski günleri,
Bu gecenin hatırına,
Gecenin karanlığında kıralım kadehleri,
Tükenen günlere çetele tuttum
Yokluğun takvimle izah olmuyor
Geride kalanları bir bir döktüm
Elde olanlarla hesap tutmuyor
Kolay mı sanıyorsun, her ayak sesinde
Yüreğin parça-parça olmak
Kolay mı sanıyorsun, her kapı çalındığında
Senin olduğunu ummak
Karanlık yüzler gördüm, birde sabahı
Sabahları karanlık yüzler gördüm
Birde karanlık yüzlerde sabahı
Günlerce suladım yeşersin diye
Şimdi gözünün içine bakıyorum,
Solsun diye
Susma konuş,
Ben senin sesine hasret kalacağım
Sen başka seslerin esaretinde yaşarken
Susma konuş,
Ben senin sesine susayacağım yanarken sessizlikle
Sen başka seslerin himayesinde
Kuşlar uçuşur akşam üstleri
Pervasızca kızıl gökyüzünde
Geceye gömülür bakışlarım
Son kanat sesiyle
Sarhoş eder bu vakitler insanı
Su bile içse yalnızlık kadehiyle
Hani anlarsın kendini, anlatamazsın başkalarına
Hani dökemezsin içini, kendinden başkasına
İşte budur sensizlik
Ve bir sen anlarsın beni, yalnız sen




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!