Ulaşılmaz saydığım yıldızlar kadar uzak,
Nefesim gibi içimdesin
Tutamadığım yel gibisin, koklayamadığım gül gibi
Söyleyemediğim sır gibi içimdesin
Leyla olmasan da, ben Mecnunum
Çöl çiçeği bağrımda açar
Yar gölgesine bile meftunum
Seven bir damla gülmeye, bir deniz ağlar.
Arzular iki pencereli zindanda mahkum
Sizi tanıdığım ilk günlere rastlar,
Uykusuz gecelerle olan dostluğumun başlangıcı
Ve tütünün, ekmek-su değeri kazanışı
İdama götür beni
İncecik boynuma
Geçir ayrılık ipini
İdama götür beni
Şehir meydanlarına.
Nice güneşler batan semalarımda
Sabaha çıkmaya gün kalmadı
Candan uzakta olan bedene
Tahammüle hal kalmadı
Gurbette her gün yana-yana
Zamana anlam katan biriktirdiğin anılar
Ömür yıllara kani sanma
Yaşamak dediğin bir güne sığdırdıkların
Ümidin, sabahı görmeyi umduğun kadar
Sen bittin sevgili
Kelimeler acı yüklü
Sevişmeler yataklarda mahzun
Mehtap pencerelerde öksüz kaldı
Sen gittin sevgili
Tarhını söktüğün çiçeklerimin
Boş kalan toprağı yetsin ruhuna
Gülistan saydığım dikenlerinin
Kanımı kattığı yeter suyuna
Maziye gömdüğün hayallerimin
Rüzgar deli esince
Gözlerim gemilerine liman olur
Fırtına koptuğunda
Gözlerimi vereceğim
Sevdiklerini sırtında taşır
Ağır adımlarla yürür yılları
Kırılınca içine kapanır
Bu yüzden ağardı sakalları




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!