Bir gün en derinlerimde saklanmış,
Hep çıksın artık ortaya dediğim;
Çıkar kabuğundan,
Çözülüverir buz dağı
Ve bakarsın kabuğu kıran sen
Buzları eriten sen, sen olursun
Ulaşılmaz saydığım yıldızlar kadar uzak,
Nefesim gibi içimdesin
Tutamadığım yel gibisin, koklayamadığım gül gibi
Söyleyemediğim sır gibi içimdesin
Leyla olmasan da, ben Mecnunum
Çöl çiçeği bağrımda açar
Yar gölgesine bile meftunum
Seven bir damla gülmeye, bir deniz ağlar.
Arzular iki pencereli zindanda mahkum
Sizi tanıdığım ilk günlere rastlar,
Uykusuz gecelerle olan dostluğumun başlangıcı
Ve tütünün, ekmek-su değeri kazanışı
İdama götür beni
İncecik boynuma
Geçir ayrılık ipini
İdama götür beni
Şehir meydanlarına.
Nice güneşler batan semalarımda
Sabaha çıkmaya gün kalmadı
Candan uzakta olan bedene
Tahammüle hal kalmadı
Gurbette her gün yana-yana
Ah! İstanbul
Toprağın başka kokar yağmurda
Bu mavi
Bu vapur
Ve martılar
Gelinin eteği gibi süzülür köpük ardımızda
Zamana anlam katan biriktirdiğin anılar
Ömür yıllara kani sanma
Yaşamak dediğin bir güne sığdırdıkların
Ümidin, sabahı görmeyi umduğun kadar
Sen bittin sevgili
Kelimeler acı yüklü
Sevişmeler yataklarda mahzun
Mehtap pencerelerde öksüz kaldı
Sen gittin sevgili
Ah! Zaman aşındırır özlemi
Göç eder yokluğunda, varlığın gibi
Adının ilk harfi bile yaralarken sinemi
Kalırsa bir parça matemin kalır
Ah! Deli rüzgar savurur külümü




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!