Gönlünü yağmurda yıkardı kirlendiği vakit
İki gözde biriken bulutların sağanağıydı o…
Duruşu ne kaldı, ne de git
Gider kalırdı tenhasında düşlerinin
Rüzgarlarla getirdiğin bulut mu elindeki
Yine ağlayarak mı doğacak sonbahar güneşi
Söyle yar, neden?
Temmuz ortasında, Aralık endişesi
Unutma fırtına koptuğunda batar gemi
Ve kurşun çıktığında namludan, bilmez vuracağı hedefi
Sararıyor perdelerde gün yanığı
Kızıla dönüyor ömrün ufku da
Kanat çırpma mesafesi kadar uzağı
Getiriyor kapatınca gözlerim hülyalarıma
Hasret karanlık gecelerde,
Uyanık gözlerin meşalesi
Hasret iki pınardan akan,
Bir suyun sesi
“Çilesine katlanmak aşka sadakat imiş
Çilesiz aşk var sanmak hayali yalan imiş”
Hayallerimin elinden tut, sonra yürüt, aydınlığa çıkar sonra…
Avuç-avuç ceplerimde taşıdığım çocukluğumun saçını okşa,
Hayaller umutların beyaz perdesidir
Hayaller gölgesiz gerçeklerin ülkesidir
Hayaller ki;
Ellerimin her an ellerine değmesidir
Vurursun sessiz-sessiz kıyılarıma
Deniz sensin, dalga sensin, köpük sen
Girersin usul-usul penceremden odama
Rüzgar sensin, bulut sensin, damla sen
Bakma gözlerime, anlamazsın bakışlarımı
Ben bile anlamıyorum çoğu zaman
Bir ben var içimde,gözlerimden bakan benden ayrıca
Beni bile kabul etmeyen...
Bir gün en derinlerimde saklanmış,
Hep çıksın artık ortaya dediğim;
Çıkar kabuğundan,
Çözülüverir buz dağı
Ve bakarsın kabuğu kıran sen
Buzları eriten sen, sen olursun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!