ee şey gibi hayat
öyle işte şey gibi.
şeyi işte tarif edeydim keşke
öyle işte..
sen
o keşkelerin içinde
Yılların yorgunluğu ellerinde,gözlerinde
Başındaki ak saçlarında,yüreğinde.
Yorulmayacağını sandığı,
Koşmaya alışmış bedeni
Kendini kaldıramıyor bitmiş,tükenmiş,
Yılların yorgunluğu var herşeyinin üstünde.
Yoruldum karlı dağları aşmış gibi
Dere kenarlarından geçmiş gibi.
Yoruldum ovalardan geçip,
Denizlerde durmaksızın yüzmüş gibi.
Yoruldum bu yaşamda,
Her günü bir acı,her günü mutsuzluk.
Uzanıyorum
Kollarım yetmiyor
Dokunamiyorum.
Sana,
Dokunmak istiyorum
Yüreğim yetmiyor.
Yıllarımın yorgunluğunu taşıyorken sırtımda,
ruhumun derinliklerinde ve her günümde,
her günümde içim acıyor.
Bazen,bu kadar yükü taşımak için
ne mecburiyetim var diye sormuyor değilim kendime
.Dağıtıyorum kendimi öteye beriye
Adına yıllarca şiirler yazdığım sen
Beni her defasında kahreden yine sen.
Geçip gitti şu ömrüm
Zulmeden sen, kahrolan ben.
Sende güneş sende yıldız
Bende hep karanlık gökyüzü.
Geçen zamanlarda yitirdiğim
Yitip te gittiğim.
Yitip te gittiğim zamanlarda
Avuntularım var.
Umutlarımın çokluğunda yalanlarım,
Yalanlarım da bile avuntularım var.
Bu akşam yağmur yağacak
Boş sokaklarda gezineceğim.
Her yerim ıslanacak
Ben yürüyeceğim.
Mevsim sonbahar,
Sonbaharın yağmurunda
Gündüzleri güneşin
Geceleri ayın,yıldızın
Bazı da bulutların altında
Dolaşıyoruz hepimiz.
Satranç takımındaki
Sevdaları hızlı trenden indirdim,
Kağnı arabasına bindirdim.
İstediği kadar yol alsın,
Bana yetişemez artık.
Kaplumbağa ile tavşanın,
Masalı gib değil bu masal




-
Erdal Ay
Tüm Yorumlardeğerli dostlar,
sizlerle burada karşılaşmış olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.paylaşımlarınız için teşekkür ederim.saygılarımla.