Hayatın bu kadar kolay olmadığını
Yıllara gömülen ömrümden
Kirpiğin, kaşın,dudağın önemsiz olduğunu
Gerçeği göremeyen gözlerden,utanmayı bilmeyen yüzlerden öğrendim
Şehirlerin, binaların ,köşklerin
Olmasaydı savaşlar çocuk...
Tasarlayamazdı kimse
son oyuncağın olan mayını,
Kör edemezdi kimse
hayallerin olan arkadaşını ...
Ömrüm Ceyhan Nehri ,zaman bulandırır suyumu,
nefessiz kalır sevdan, tutarım içimde...
Akar giderim bende, zamanda,
saklarım yokluğunu,
kırık bir gül çizili taştır bıraktığın, batan ömrümün en derininde ...
O yârin sözleri vurdu gülemem
Bir yar' da asılı kaldım ömrüm vay
Bir ömür daha beklerim gelsin yâr
Bu ömrüm yârimi ummakla geçti
Ömrüm aktı bu nehirin suyunda
Gözlerimin içine bak,
gözlerini yavaşça kırp.
Öyle bir bak ki bana,
seni kendime yakın göreyim...
Kahveyi görmeden gözlerinden,
Madımak içinde bir insan avı
Ellerinde tuttuğu ağrıdır sazı
Ölümden sıcaktır ozanın bağrı
Günahsız olanın biter mi ahı
O bulutlar neden hala kapkara
Yediğimiz her fiske,gördüğümüz her zulüm
Her düşündüğümüz kelime,her çevirdiğimiz bakışla,uymayız gardiyanca emirlere..
Ne nuh deriz ne de peygamber
Varlığımızı da yokluğumuzu da bela eder
Rutinleri alt üst ederiz ...
Hiç bilmediğim bir şeye ihtiyacım var
Aç bir insanın yemeğe duyduğu kadar...
İlk defa gördüğüm bir resimden
gözlerimi alamadığım gibi
Radyodaki şiiri okuyanın sesini
bir daha duymak için
Beni doğaya düşman etti
Güvendim
Savruldukça ordan oraya
Bu rüzgarlar...
Beynimde iklimler değişti
İçimde ekokırımlar
Bir ahdesizlikten vedalıyım,bir çaresizliğe de sevdalı
Beni vazgeçmeye mecbur bırakan canlar mı sağolsun?
Bu kadar derman varken çaresizlikler kalmış
Hatrını da sabrımı da tüketen dostlar mı sağolsun?
Versinler kanserli sevdamın infazını
Ellerinde can çekişerek ölür belki,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!