Dertlerimin erbabı ,onun hasretiyleyim
Rehin kalan hatıralarla
demliyim yine bu gece...
Hayatımın orta yerinde
Gemimin karaya vurduğu yerdeyim...
...
Antik zamanların
dahil olma arzusu
yaşanırken
yine bir gün...
Hisler karmakarışık
Dökülmüşse söylenmemiş cümleler
kaleminden,
meçhule gidene verme sakın,
Yak mektubu ,külleri rüzgara karışsın...
Delirdi bak gözlerim
Kimsesiz gülüşünüde
Alıp gidiyor
Efil efil
Sessizce
Son yolculukların inadına...
Gitmiş vakitsiz,
gönlümden gözümden ,
ses çıkarmadan.
Aynı yerden kırık, aynı yerden yaralıyım.
İçim yormuş ,yorulmuşum,
dilsiz acılarımla...
Rüzgâr önüne düşmüş saman alevi gibi yanmış yüreğim
Sabahım güzel ,sesim yağmur,kokum toprak değil artık
Her kapıyı açan sevgi buralarda geçmiyor
Her gitmek gibi vakitsiz
Ben de gidiyorum
Sense kal onca kalabalığın arasında
Git,
Ama felaket getiren ani bir rüzgar gibi
aklım,fikrim,yüreğim darmadağan olmadan...
Öyle bir git ki,
Yalnızlığı bilmeyen bir yavrunun
Bir gün biri gider,
Bir iklim çekilir dünyadan;
yaşamın neye benzediğini anlarsın.
Gitmenin kendisi, gölgede kalır;
Nasıl konuştuğu, neye sevindiği, nasıl bir ömür kurduğu
Geçer gitmesinin önüne...
Gitmem gerek
Kuyruğu poşetten uçurtmalarla
Paha biçilmez bir zamana...
Elimde bir avuç bilye,patlak bir topla
Parmaklarla küsen çocuklara ...
Delik deşik edilmiş bir dağsa gönlüm,
itaatsiz ağaçları meydan okur kesilemeye
Kuşları küsüp gitse de gökyüzüne,
yalnız ve özgür bir dağ keçisi bekler son gölgesinde...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!