Şafak sökmeden gel
Sen gelmeden ben ellerimde çiçekler
Biliyorum birgun gelecek ecel
O gelmeden sen gel bekliyorum
Şafak sokmeden gel sabah olmasin
Sanmak
Ne zalimce ne gaddarca bir duygu
Bir tebessüm yaparsın yanaklarından dudaklarına kadar
Mutlu oldum sanırsın
Seversin sevildim sanarsin
Zıplarsın bir adım öteye
Sen doğmadan önce
Herşey siyahtı
Madenden çıkmış kömür gibiydi sanki
Tozlu puslu kapkara
Siyah beyazdı bulutlar
Sen hiç hayal kurdun mu
Böyle cennetler içinde bir sabah ışığında
Mutluluğu tattin mi
Ya da yolculuk yaparken gurbetten sılaya
Düşler içinde düşler
Hicranlar arasında bir tutam sevda
Sesler duyuyorum
Harika sesler
Mutluluk sesleri
Çın çın ötüyor baharın gelişi uzaklardan
Sesler ve seslenişler
Haykırış sesleri korkunun parmaklıklarından
Neler var düşlerinde sessiz çocuk
Hangi gecenin karanlığında mahsursun
Hangi deryalara demir attinda
Sessizce ağlamaklı bekliyorsun
Neler var düşlerinde
Peki ya tebessümlerin
Hep birşeyler ters gidiyor
Yada eksik
Kadere inanmak gerekiyor
Körü körüne bağlanmak
Şansa aldanmak ahmaklıktır çünkü
Simalar tanıdım
Çehreler başka yöne çevrilmiş
Susmak zorunda kalmış bazı hasretlikler
Gözler anlatmış bazı sözcükleri
Kâh ağlamaklı
Kâh güleç
Soğuk
Çok soğuk
Kalbim soğuk benim
Hiç bir yaranın sıcaklığı ısıtmaz bu soğukluğu
Uzakları aradikca yakınlara kör olmuş vücudum
Denizde kaybolan bir damla gibi bu soğukluk
Şehir bahane
Yaşamak bahane
İnsan duyuyorsa ayak seslerini bir sokaktan geçerken
Sessizliği iliklerinde kabarıyordur
Basarken kaldırım taşlarına hissediyorsa korkuyu
İnsan yaşarken ölüyordur




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!