En ketum sırdaştır geceler
Ser verir sır vermez onlar
Hani bazen
Yıldızlarını gizlemeye çalışır da
Başaramaz ya
Öyleyim bu sıralar
Nedenini bulamasam da
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Ne çok severim ellerin dilini...Onların sözcükleri hiç bitmez..Nasıl güzel anlatırlar yürekte hissedilenleri...
Bir el bana emeği hatırlatır..Sevgiyi hatırlatır, özlemi hatırlatır...Sıcacık avuç içlerinin o bitmeyen melodisini hatırlatır..Hüznü anlatır..
Sevdiğimiz insanların ellerini avuçlarımızda tuttuğumuzda kaç şiir çıkar...veya o ellerde yokluğu bilmek kaç şiir çıkarır..Olsun..Eller güzel ve anlamlıdır..Hüzün söylese bile...
Sevgimle kutluyorum canım.
hep güzel de şiir.ben en çok gecesine takıldım.
ama gece;
bel bağladığınız gece;
ağladı mı sizinle.
ve.. soyunup geceliğini,
örttü mü üstünüze..
geceler gibi ketum mu olmalı, yoksa gündüzler gibi açık mı yaşanmalı her şey tam emin değilim ama emin olduğum bir şey varsa çok güzel bir şiirdi okuduğum... bu güzel şiir için tebrikler naime öğretmenim
Gecenin gizemli koynu nice sırları, nice kaygı tasa ve özlemleri saklar içinde... Bazen yıldızlar, bazen ay eşlik etse de gözlerde uykusuzluklar... Ve gün buğulu camlardan gösterir yüzünü...
Bu aralar galiba çok insanda aynı dert aynı kaygı ve aynı uykusuzluk moda mı ne...
Galiba çok yüreklerde yaşanıyor bu deprem... Nereye kadar?
Sanki hücrelere hüküm giymiş yürekler, özgürlüğün düşlerine gün sayar, özlenendir sevgili...
Bir bilinmezliğe koşar adım gidiş, masa başında geçmişi yok sayıp geleceğe hüküm kıymak ve bilinmezliğe dolu dizgin, inatla gidişin anlamsızlığı, yarattığı kaygı ve tasası...
Hücrelerimizin duvarlarında o sevgilinin ismi kazılıdır VATAN...
Ellerimiz hüküm giyse de, yüreklerin baş köşesinde odur yatan...
Şiirinizi birkaç defa okudum ve her okuduğumda başka başka pencerelerden seslendi bana... Ama her okuduğumda ortak bir paydada buluştu yollar VATAN...
Kutluyorum Naime Hanım... Yüreğine kalemine sağlık...
Nicelerine diyerek Saygılarımı sunuyorum...
Değiş konu ve betimlemeleri ile şiirlerini ustaca yazan okuyucularına sevdirerek okutan, ayakta alkışlatan, şair ve şiir dostu saygı değer öğretmenime bitimsiz saygı ve sevgilerimi yollar, şiir tadında mutlu, huzurlu, sağlıklı, uzun ömürlü bir yaşam dilerim...
YORGUNUM
Bir ömür sıkıştı,
Yıllar ve yollar arasına.
Yıllar yordu; dert üstüne dert...
Yollar yordu;
Bitmeyen hasret...
Su gibi aktı zaman...
Kullar yordu beni;
Derdimi sormadan, anlamadan...
Eller yordu beni,
Eller...
El gibi baktılar uzaktan.
Eller; uzandılar, içten tutmadan...
Yıllar...
Yollar...
Yoldaşım oldular...
Kullar; kader arkadaşım...
Eller;
Ne olurdu, sevgiler sunsalar...
Eller;
Elvedâ demeseler...
Selâm yollasalar...
Eller;
Dağlanmış yüreğimi bağlasalar...
Eller;
Benimle ağlasalar...
El olmasalar...
.....
İki el arasında dinlense başım;
Yâr olsalar...
Yârim olsalar...
Hâlenur Kor
Sevgiler değerli şair arkadaşım...
Nedendir mahkumiyet kesinleşince, ellerin kelepçelenmesi?
Oysa cürmün ilk suçlusu gönüldür...
Düşüncenin suçlusu da beyin..
Sevmenin kalple bağını kuranlar onlardır, nefrete dönüşmesinin de zanlısı yine onlar..
Ama yük.. Ama hasret.. Bir sıcak dokunuşun, geceleri gündüz yapan bekleyişlerin, bir eli tutmanın peşine düşen ellerindir, hep..
İşte şiir de onu diyor...
Kelepçeli ellerden yakınıyor.. Çilekeş ellerden..
İçli, etkili şiirinizi kutlarım Öğretmenim..
Ellerdir günaha uzanan, ellerdir güzelliğe tüy hafifliğiyle dokunan, ellerdir âşıka sevaplar işleten, ellerdir karanlıkları gören, ellerdir sevgilinin eline kalbinin sesini
dinleten, saçları okşayan, ellerdir ellerdir sevgilinin başını avuçlarına alan gözlerin aynasında kendini gören, ellerdir aşkı , sevgiyi kutsayan. Eller, ellerimiz...
Güzel şiir azlığında güzel bir şiir okudum. Kutlarım saygılarımla...Dinmez ER / Çeşme /
Türk Edebiyatının usta denemecilerinden Cemil Meriç'in 'Eller' adlı denemesinde de ele alınan ve çok güzel işlenen bir konudur 'eller'... İnsanın 'el'e bakış açısını değiştirir sanki... Birden o çağrışım yaptı başlığı okuyunca....
Bizim en doğal uzantılarımız ve işlevselliği en çok olan organımızın sevgide bu kadar geçmesinin nedeni, sevdiğimizi ellerimizle hissetmemizden kaynaklanması olsa gerek...
Sevenlerin ilk temaslarıdır eller... sevgililerin en kolay ulaşabileceği yanıdır eller... beden dilinin hepsini en iyi anlatandır eller....
Şiir, gecenin gizemi ve hatırlattıklarıyla başlamış... Bu gizemin içinde unutulmayan sevgili başköşede... Nereye baksa onu görür insan böyle zamanda... Bütün seslerde onun tınısı vardır, esen yelde de kokusu... Saatler durmuş, o gelene kadar zaman suskun....
İşte şimdi sıra sevgiliyle buluşmada, onu hissetmede... Zihin nelere kâdir!... Yokken de var eder sevgiliyi... ve en çok ellere iş düşer... Eller hisseder sevdiğini önce, ve hissettirir sevdiğini olabildiğince....
Eller yana düşüyorsa mahzun... kavuşmak belki mümkün değil, kısacık anlar bile şimdi çok uzun!.... Çok uzun!.....
Ah Öğretmenim!... Şiirinizi birkaç kez okudum, bir seferinde de yüksek sesle!... bana duygular ne kadar yakın geldi, ne kadar beni anlattı gibi geldi...
Seven yüreğiniz hep var olsun, işlek kaleminiz hep yazsın Sevgili Öğretmenim... Şiirinizi ve sizi içtenlikle kutlarım.... Daha nicelerine.... Sevgilerimle....
Okuyanı bir yerlere alıp götüren, duyguları başarıyla aktarabilen, son derece doğal ve neredeyse işlenmemiş, olduğu gibi yazılıvermiş, güzel bir şiirdi.
İlk bölümde gece konusu, ikinci bölümde zaman ve saat, üçüncü bölümde eller konusu işlenmiş. Her biri ayrı şiir gibi ama ortak noktaları bir arada bulunmaları ve geçmişi anımsatmalarıydı. Sonsuz ve soyuttan belirgin ve somuta doğru da bir akış var ve sonunda bir dedektif gibi asıl suçlu bulunmuş: ELLER. Suçları da bir bir sıralanmış üstelik.
Kutluyor, nice başarılı şiirlerinizde buluşmak ümidiyle saygılar sunuyorum. (+10)
Bu şiir ile ilgili 74 tane yorum bulunmakta