Sanat Şiiri - Faruk Nafiz Çamlıbel

Faruk Nafiz Çamlıbel
54

ŞİİR


103

TAKİPÇİ

Sanat

Yalnız senin gezdiğin bahçede açmaz çiçek,
Bizim diyarımızda bin bir baharı saklar!
Kolumuzdan tutarak sen istersen bizi çek
İncinir düz caddede dağda gezen ayaklar

Sen kubbesinde ince bir mozaik ararda
Gezersin kırk asırlık mabedin içini
Bizi sarsar bir sülüs yazı görsek duvarda,
Bize
..........
..........

Faruk Nafiz Çamlıbel
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Selda Kozlu
    Selda Kozlu

    Harika bir şiirdir. Telif engeline takıldığı için sayfada tamamı yer almamış.

  • Hakan Erpolat
    Hakan Erpolat

    Şiire geldim ama şiirin altı polemik dolu. Üstelik çok büyük bir ustanın sanatı anlatan şiiri altında.İster istemez bir kısmını okudum.
    Aslında polemiklere bulaşmayı hiç sevmem ancak bir üyenin 'avrat' kelimesinin (Çengi, oynayan, hoppa) anlamına geldiği yazması karşısında da susamam. Böyle iddialı konuşan insanlar kaynak vererek konuşması. Sayın Osman Nurani kaynak versin. Hangi kitapta görmüş avrat kelimesinin bu anlamları ihtiva ettiğini. ilk atalarımız eşlerine Han'ım demişler ve bu söz günümüzde üstten tek tırnak kaldırılarak hanım şekline dönüşmüştür. Türklerin islamiyete geçmelerinin ardından avrat kelimesi de kullanılmaya başlamıştır. Örneğin Selçuklular hatun ve avrat kelimelerini sürekli kullanmışlardır

  • Osman Nurani
    Osman Nurani

    ...Halide HANIMA TEŞEKKÜRDÜR;

    ...kıymetli hanfendi o AVaREYİMAVaRe benim sözümü JURNALLEDİ ve sizde ondan alıntı yaparak ona ortak oldunuz.

    ...mesele anlaşılmıştır.

    ...size olan saygımı tekrar yerine koyuyorum. sizin bu yaptığınız açıklamaylan yanlış anlamış olduğunuz ortaya çıkmıştır.

    ...saygılar efendim.

  • Osman Nurani
    Osman Nurani

    ...Kıymetli ABDULİLLAH ağam bende ellerinizden doya doya öperim.

    ...bu fıkrayı (fıkra mı denir, kıssa mı denir ne denir bilmiyorum ama) daha öncede anlatmıştınız. ama bir kez değil bin kez anlatsanız doyum olmaz.

    ...bunu çerçeveletip evin bir köşesine asmak gerekir.

    ...kıymetli AĞAM; bunca ERDEM ve FAZİLETTEN bahsedeyim bazı madamlar bardağın %99,9'unun dolu tarafını görmeyip bu miktarını yazmakta dahi zorlandığım kısmı kadar boş olan yerini cımbızlamaları İNSANLIK adına bana üzüntü verdi.

    ...biliyorsun Avrat KADINDAN çok farklı bir kavram. daha bunu bilmiyorlar. aslında biliyorlar da kavga çıkarmak için ellerini ovuşturuyorlar. onun için böyle bir sözcüğü MAL BULMUŞ MAĞRİBİ GİBİ dillerine dolamak istediler.

    ...halbuki AVRAT sözcüğü argoda salt KADINLIK anlamından ve manasından çıkar 'Çengi, onayan, hoppa' anlamlarını ihtiva eder. bunu 'görgüsüzlüğü' ALAYLI birileri yapsa anlarım da yıllarca DİRSEK ÇÜRÜTENLERE hiç ama hiç yakıştıramadım.

    ...Allah'dan sessiz çoğunluk bu PROVOKEYE gelmedi.

    ...saygılar tüm şiir sevdalıları.

  • Xalide Efendiyeva
    Xalide Efendiyeva

    Osman bey, neden üstünüze alındınız anlamadım... Utanması gereken ben değilim bir bir, ikincisi beni yalnız sevdiklerim acıtabilir, size ise yalnız saygım var bu saygıyı da korumaya çalışın bu da üç. Dediğiniz kelime bizde küfür sayılmaz.. Burda yazılan hakaret ve küfürler yüzünden uzun süre yorum yazmadım. Bu yorumu bir kaç gün önce yazacaktım, Naci Kasapoğlunun yazısından sonra. Ona, ailesine ( gerçi o gün Naci beye yazıan hakareti ben okumadım geç geldiğim için) ve başka arkadaşlara yazılan hakaretten sonra. Siznle bir ilgisi yok.

    Saygılarımla

  • Osman Nurani
    Osman Nurani

    'Burasi erkek-kadin okuyucularin oldugu bir edebiyat sitesi iken bu tarz edep disi belirlemeler düsündürücü.Kendisinin en azindan kadin okurlara bir özür borcu var.Bizi biz yapan erdemler birbir terkedildi derken kendisi icinde iyi bir yorum olmus.Sanirim bu yorumu kimse okumamiski sessizlik olmus.okunmus ve sessiz kalinmissa, ayni hakarete ortak olmuslar.' … Avareyim Avare

    …HEPİMİZİN BİLDİĞİ ÇOK MANİDAR BİR ATASÖZÜMÜZ VARDIR;

    “Şecâat Arz Ederken Merd-i Kıbtî Sirkatin Söyler”

    …evet ne yazık ki insanlıktan gafil olanlar 3 yıla yakın bir süredir ERDEMLİ-HAYSİYETLİ-BASİRETLİ-EFENDİ duruşumuzdan taviz vermediğimizi görünce böyle ipe sapa gelmez, yenilir-yutulur hiçbir tarafı olmayan, mesnetsiz bir takım SÖZ CAMBAZLIĞIYLA milleti GEZİ eylemlerine SEVKEDECEĞİNİ zannediyor ve hayal ediyor ise hadi oradan “AÇ TAVUK KENDİNİ BUĞDAY AMBARINDA GÖRÜRMÜŞ” derim.


    Antolojiye girdiğimizde ilk Günün şiirine bakıyoruz, sonra da 'Bu şiir hakkında yazılmış '...' adet yorumu okumak için tıklayınız' kısmına tıklıyoruz ve yorum yerine küfür ve hakaret okuyoruz. Nerde eski yorumcular? Anamın yeri geldikçe sık sık kullandığı bir deyim var 'abırsızdan abrını gözle' Ben dedim anlayan anlasın, anlamayan küfür ve hakaretlere devam etsin … Xalide Efendiyeva

    …sayın eFENDİYEVA;

    …GÖRDÜĞÜN İLİMDEN UTAN. Bizi burada 3 yıldır gören ve okumuş biri olarak böyle provokatör (kışkırtıcı) birinin buram buram kavga çıkarıcı, haset ve nifak ekici üslûbunu görememek olsa olsa bastırılmış KİN ve GARAZIN bir neticesi tecessüsü olabilir.

    …daha bugün “ÜYELENDEN GÜNÜN ŞİİRİ” altına düştüğüm yorumumun hepsini buraya almayacağım. Merak edenler ve ya okuyamamış olanlar tamamını üyelerden “GÜNÜN ŞİİRİ” altında okuya bilirler. Buraya sadece bir kısmını alıyorum. İşte bu gün orada şöyle demişiyiz;

    …yani kısaca tüm erdemli TAVIR ve DAVRANIŞLARIN hayat bulması için uğraştım. Ne DİNDAR DURUŞUMDAN taviz ne de CENTİLMENLİĞİMDEN asla taviz vermedim.

    …İslam adına hareket ettiğini zanneden sözüm ona UÇKURUNU BAĞLAMAKTAN (aciz demiyorum ağır ifade olur) bizar olanların İSLAMA zarar verdiklerini üzülerek gördüm ve bunlarla mücadele ettim.

    …ya bunların karşısındakiler onlar da tam bir PERVASIZLIK sergilemekteydiler. Hiçbir kutsalın onların yanında değeri yoktu. Küfrün bini bir para idi. Hem bunlarla hem İslami duyarlılık adına hareket edenleri hep orta yolda buluşturmaya gayret etim ve her ikisini de zaman zaman TAŞLAMALARIMLA taşladım.

    …evet SAYIN HANFENDİ BUNLARI GÖRMEMİŞ VE OKUMAMIŞ OLMAN İMKANSIZ. GERİYE BİR TEK ŞEY KALIYOR O DA ŞAHSIMA KARŞI kin VE GARAZINIZ. (çünkü zaman zaman sizi övdüğüm olduğu gibi fikirlerinizi YERDEN YERE VURDUĞUM ÇOK VAKİDİR. Zannedersem bunun kuyruk acısını bu provokatörün sözlerini hemen MAL BULMUŞ MAĞRİBİ gibi “alelacele kullanmanız” onu gösteriyor).

    …küçük bir hatırlatma yapayım

    avrat anlamı
    1. Olgun kadın. 2. Oyuncu kadın, çengi. 3. Hoppa kadın.

    …şimdi hoppa kadın yazdı diye bu sözlüğü yırtıp atalım mı, bu ilim adamını darağacına götürelim mi?

    …beni söyletme yine bir atasözümüzü buraya alıyorum hemen feveran yapma böyle bir durumda adama “bilmediğin b.k git mektebinde oku” derler. Yine bu atasözünde dikkat ederseniz “ADAMA” sözcüğü geçiyor. Bu sadece adamımı konu alıyor, sadece ve sadece ERKEĞE Mİ hitap ediyor. Elbette ki hayır. İşte “Avrat gibi Kıvırma” sözümüz bu meyanda anlaşılmalı.

    …tüm izleyicilerime saygılar sunar, hayırlı akşamlar dilerim

  • Xalide Efendiyeva
    Xalide Efendiyeva

    'Burasi erkek-kadin okuyucularin oldugu bir edebiyat sitesi iken bu tarz edep disi belirlemeler düsündürücü.Kendisinin en azindan kadin okurlara bir özür borcu var.Bizi biz yapan erdemler birbir terkedildi derken kendisi icinde iyi bir yorum olmus.Sanirim bu yorumu kimse okumamiski sessizlik olmus.okunmus ve sessiz kalinmissa, ayni hakarete ortak olmuslar.'

    Katılıyorum size, sayın Avareyim Avare, Burası Günün küfürü köşesi değil, Günün şiiri köşesidir...
    Antolojiye girdiğimizde ilk Günün şiirine bakıyoruz, sonra da 'Bu şiir hakkında yazılmış '...' adet yorumu okumak için tıklayınız' kısmına tıklıyoruz ve yorum yerine küfür ve hakaret okuyoruz. Nerde eski yorumcular? Anamın yeri geldikçe sık sık kullandığı bir deyim var 'abırsızdan abrını gözle' Ben dedim anlayan anlasın, anlamayan küfür ve hakaretlere devam etsin

    Saygılı insanlara sayglarlmla...

  • Avareyim Avare
    Avareyim Avare

    Bir yorum düsmeden önce yapilmis yorumlari okudum.Sn Xalide Efendiyeva nin yorumuna tamamiyle katiliyorum.yorum yapsam asagi yukari aynisini yazardim.Yorumlari okurken sn Osman Nuraninin yorumu dikkatimi cekti.'Yakalarsam öperim cinsinden avrat gibi kic sallama sekline dönüstü'cümlesi karsisinda kanim dondu.Kahvehanede ayni anlayista olanlarla yapabilecegi bir kahvehane jargonu.Oda olmamali ama....Burasi erkek-kadin okuyucularin oldugu bir edebiyat sitesi iken bu tarz edep disi belirlemeler düsündürücü.Kendisinin en azindan kadin okurlara bir özür borcu var.Bizi biz yapan erdemler birbir terkedildi derken kendisi icinde iyi bir yorum olmus.Sanirim bu yorumu kimse okumamiski sessizlik olmus.okunmus ve sessiz kalinmissa, ayni hakarete ortak olmuslar.

  • Abdülillah Çağlayan
    Abdülillah Çağlayan

    Sultan Mahmut kılık kıyafetini değiştirip dolaşmaya başlamış. Dolaşırken bir kahvehaneye girmiş oturmuş. Herkes bir şeyler istiyor.
    'Tıkandı Baba, çay getir!..'
    'Tıkandı Baba, kahve getir!..'
    Bu durum Sultan Mahmut’un dikkatini çekmiş.
    – Hele baba anlat bakalım, nedir bu Tıkandı Baba meselesi?
    – Uzun mesele evlat, demiş Tıkandı Baba.
    – Anlat Baba anlat! Merak ettim deyip çekmiş sandalyeyi.
    Tıkandı baba da peki deyip başlamış anlatmaya;
    Bir gece rüyamda birçok insan gördüm, her birinin bir çeşmesi vardı ve hepsi de akıyordu. Benimki de akıyordu ama az akıyordu. “Benimki de onlarınki kadar aksın” diye içimden geçirdim. Bir çomak aldım ve oluğu açmaya çalıştım. Ben uğraşırken çomak kırıldı ve akan su damlamaya başladı.
    Bu sefer içimden “Onlarınki kadar akmasa da olur, yeter ki eskisi kadar aksın” dedim ve uğraşırken oluk tamamen tıkandı ve hiç akmamaya başladı.Ben yine açmak için uğraşırken bir zat göründü ve: “Tıkandı Baba, tıkandı. Uğraşma artık”, dedi. O gün bu gün adım “Tıkandı Baba”ya çıktı ve hangi işe elimi attıysam olmadı. Şimdi de burada çaycılık yapıp geçinmeye çalışıyoruz.

    Tıkandı Baba’nın anlattıkları Sultan Mahmut’un dikkatini çekmiş. Çayını içtikten sonra dışarı çıkmış ve adamlarına:
    “Her gün bu adama bir tepsi baklava getireceksiniz. Her dilimin altında bir altın koyacaksınız ve bir ay boyunca buna devam edeceksiniz” demiş.
    Sultan Mahmut’un adamları peki demişler ve ertesi akşam bir tepsi baklavayı getirmişler. Tıkandı Baba’ya baklavaları vermişler. Tıkandı Baba baklavayı almış, bakmış baklava nefis.
    – “Uzun zamandır tatlı da yiyememiştik. Şöyle ağız tadıyla bir güzel yiyelim” diye içinden geçirmiş. Baklava tepsisini almış evin yolunu tutmuş. Yolda giderken “Ben en iyisi bu baklavayı satayım evin ihtiyaçlarını gidereyim” demiş ve işlek bir yol kenarına geçip başlamış bağırmaya.
    Taze baklava, güzel baklava!
    Bu esnada oradan geçen bir adam baklavaları beğenmiş. Üç aşağı beş yukarı anlaşmışlar ve Tıkandı Baba baklavayı satıp elde ettiği para ile evin ihtiyaçlarının bir kısmını karşılamış.
    Müşteri baklavayı alıp evine gitmiş. Bir dilim baklava almış yerken ağzına bir şey gelmiş. Bir bakmış ki altın. Şaşırmış, diğer dilim, diğer dilim derken bir bakmış ki her dilimin altında altın var. Ertesi akşam adam acaba yine gelir mi diye aynı yere geçip başlamış beklemeye. Sultanın adamları ertesi akşam yine bir tepsi baklavayı getirmişler. Tıkandı Baba yine baklavayı satıp evin diğer ihtiyaçlarını karşılamak için aynı yere gitmiş.
    Müşteri hiçbir şey olmamış gibi: “Baba baklavan güzeldi. Biraz indirim yaparsan her akşam senden alırım” demiş. Tıkandı Baba da “Peki” demiş ve anlaşmışlar. Tıkandı Baba’ya her akşam baklavalar gelmiş ve adam da her akşam Tıkandı Baba’dan baklavaları satın almış. Aradan bir ay geçince Sultan Mahmut:
    “Bizim Tıkandı Baba’ya bir bakalım” deyip Tıkandı Baba’nın yanına gitmiş. Bu sefer padişah kıyafetleri ile içeri girmiş. Girmiş girmesine ama birde ne görsün bizim tıkandı baba eskisi gibi darmadağın. Sultan:
    – “Tıkandı Baba sana baklavalar gelmedi mi?” demiş.
    – Geldi sultanım!
    – Peki ne yaptın sen o kadar baklavayı?
    – Efendim satıp evin ihtiyaçlarını giderdim, sağ olasınız, duacınızım.
    Sultan şöyle bir tebessüm etmiş:
    “Anlaşıldı Tıkandı Baba anlaşıldı, hadi benimle gel” deyip almış ve devletin hazine odasına götürmüş.
    “Baba şuradan küreği al ve hazinenin içine daldır küreğine ne kadar gelirse hepsi senindir” demiş. Tıkandı Baba o heyecanla küreği tersten hazinenin içine bir daldırıp çıkarmış ama bir tane altın küreğin ucunda, düştü düşecek. Sultan demiş;
    “Baba senin buradan da nasibin yok. Sen bizim şu askerlerle beraber git onlar sana ne yapacağını anlatırlar” demiş ve askerlerden birini çağırmış.
    “Alın bu adamı Üsküdar’ın en güzel yerine götürün ve bir tane taş beğensin. O taşı ne kadar uzağa atarsa o mesafe arasını ona verin” demiş.
    Padişahın adamları ’peki’ deyip adamı alıp Üsküdar’a götürmüşler.

    Baba hele şuradan bir taş beğen bakalım, demişler.
    Baba, “niçin?” demiş. Askerler:
    “Hele sen bir beğen bakalım” demişler. Baba şu yamuk, bu küçük, derken kocaman bir kayayı beğenip almış eline.
    “Ne olacak şimdi” demiş.
    “Baba sen bu taşı atacaksın ne kadar uzağa giderse o mesafe arasını padişahımız sana bağışladı” demiş.
    Adam taşı kaldırmış tam atacakken taş elinden kayıp başına düşmüş. Adamcağız oracıkta ölmüş. Askerler bu durumu Padişah’a haber vermişler. Sultan Mahmut
    “VERMEYİNCE MABUD, NEYLESİN SULTAN MAHMUT!” demiş.

    Nurani kardeşime selamlar morç morç öpüyorum gözlerinden.

  • Osman Nurani
    Osman Nurani

    Bizimde kalbimizi kımıldatır derinden
    Toprağa diz vuruşu dağ gibi bir zeybeğin

    …işte bu coşku yok mu bizi biz yapandır. SARI ZEYBEK, aynı zaman da bir Ege çocuğu olarak beni çok derin etkiler. Şimdilerde oyunlar ne yazık ki ŞIKIDIM….ŞIKIDIM, YAKALARSAM ÖPERİM Çinsinden avrat gibi kıç sallama şekline dönüştü, bizi biz yapan erdemler bir bir terk edildi.

    …bakınız şairimiz buna aynı şiirinde;

    “Fırtınayı andıran orkestra sesleri”

    …benim kulağımı tırmalar, “Bir ürperiş getirir senin sinirlerine” sinirlerimin gerilmesine neden olur, adeta çıldırırım. Hazmedemem.


    Istırap çekenlerin acıklı nefesleri
    Bizde geçer en yanık bir musiki yerine

    …ama buna mukabil Anadolu’mun ücra köşesindeki tarlasında, takkasında çalışırken mırıldanmaları dahi bize yanık bir musikiyi hatırlatır.

    Sen anlayan bir gözle süzersin uzun uzun
    Yabancı bir şehirde bir kadın heykelini,

    …gayri Müslim ile benim zevklerim SİYAH-BEYAZ arasındaki fark kadar berraktır. Onlar bir kadın heykeline bakmaktan zevk alırken oysa ben ;

    Biz duyarız en büyük zevkini ruhumuzun
    Görünce bir köylünün kıvrılmayan belini...

    …bir köylünün bir pulluğun arkasında kıvrılmadan büyük bir azimle tarlasını sürmesini seyretmeyi yeğleriz. Bu durumu seyretmek bir heykeli seyretmekten daha evladır.

    Başka sanat bilmeyiz karşımızda dururken
    Yazılmamış bir destan gibi Anadolumuz

    …bize en büyük destan ANADOLUNUN kendisidir. O bir dile gelse bir anlatsa neler neler. Dede Korkutlar, Taptuk Emreler, Hacı Bayramlar, Hacı Bektaşi Veliler, Yunuslar, Ahi Evranlar, Keloğlanlar, Hacivat-Karagözler, Arzu ile Gamber, Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirinler, Hanlar, Hamamlar, İmaret Haneler, Külliyeler, Camiler ve daha neler neler.

    Arkadaş, biz bu yolda türküler tuttururken
    Sana uğurlar olsun... ayrılıyor yolumuz

    …ve artık arkadaş eğer sen bu DEĞERLERİ ÖPÜP BAŞINA KOYUYOR İSEN amenna. Yok eğer ben bu vasıfları istemiyorum, tasvip etmiyorum diyorsan yürü ikile, hadi hadi anca gidersin. Aman kal diyecek halim yok. Git arkadaş git. Uğurlar olsun..!

    …NUR İÇİNDE YAT ÇAMLIBEL, TEŞEKKÜRLER EMEĞİ GEÇENLERE.

TÜM YORUMLAR (31)