Han Duvarları Şiiri - Faruk Nafiz Çamlıbel

Faruk Nafiz Çamlıbel
54

ŞİİR


210

TAKİPÇİ

Han Duvarları

Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı,
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.
İlk sevgiye benzeyen ilk acı, ilk ayrılık!
Yüreğimin yaktığı ateşle hava ılık,
Gök sarı, toprak sarı, çıplak ağaçlar sarı...
Arkada zincirlenen yüksek Toros Dağları,
Önde uzun bir kışın soldurduğu etekler,
Sonra dönen, dönerken inleyen tekerlekler...

Ellerim takılırken rüzgârların saçına
Asıldı arabamız bir dağın yamacına.
Her tarafta yükseklik, her tarafta ıssızlık,
Yalnız arabacının dudağında bir ıslık!
Bu ıslıkla uzayan, dönen kıvrılan yollar,
Uykuya varmış gibi görünen yılan yollar
Başını kaldırarak boşluğu dinliyordu.
Gökler bulutlanıyor, rüzgâr serinliyordu.
Serpilmeye başladı bir yağmur ince ince.
Son yokuş noktasından düzlüğe çevrilince
Nihayetsiz bir ova ağarttı benzimizi.
Yollar bir şerit gibi ufka bağladı bizi.
Gurbet beni muttasıl çekiyordu kendine.
Yol, hep yol, daima yol... Bitmiyor düzlük yine.
Ne civarda bir köy var, ne bir evin hayali,
Sonunda ademdir diyor insana yolun hali,
Arasıra geçiyor bir atlı, iki yayan.
Bozuk düzen taşların üstünde tıkırdıyan
Tekerlekler yollara bir şeyler anlatıyor,
Uzun yollar bu sesten silkinerek yatıyor...
Kendimi kaptırarak tekerleğin sesine
Uzanmış kalmışım yaylının şiltesine.

Bir sarsıntı... Uyandım uzun süren uykudan;
Geçiyordu araba yola benzer bir sudan.
Karşıda hisar gibi Niğde yükseliyordu,
Sağ taraftan çıngırak sesleri geliyordu:
Ağır ağır önümden geçti deve kervanı,
Bir kenarda göründü beldenin viran hanı.
Alaca bir karanlık sarmadayken her yeri
Atlarımız çözüldü, girdik
..........
..........

Faruk Nafiz Çamlıbel
Kayıt Tarihi : 15.7.2000 08:43:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Osman BİLGE
    Osman BİLGE

    80'li yıllarda lise edebiyat kitabında vardı bu şiir her zaman okumaktan müthiş zevk alırım. Bir yolculuk ancak bu kadar muhteşem anlatılır.Hele "Maraşlı Şeyyhoğlu...her zaman gözlerim dolar. muhteşem ne diyim...

  • Kurt,
    Kurt,

    Şiirin hepsi neden yok?

  • beyza nur güneş
    beyza nur güneş

    atlarımız çözüldü girdik haneden içeri
    bir deva bulmak için bağırındaki yaraya
    toplanmıştı garipler şimdi kervansaraya
    bir noktada birleşmiş vatanın dört bucağı
    gurbet çeken gönüller kuşatmıştı ocağı
    bir parıltı gördü mü gözler hemen dalıyor
    göğüsler çekilerek nefesler daralıyor
    şişesi is bağlamış bir lambanın ışığı
    her yüze çiziyordu bir hüzün kırışığı
    git gide birer -- gibi derinleştiler
    yüzlerdeki çizikler gözlerdeki çizikler
    yatağımın yanında esmer bir duvar vardı
    üstünde yazılarla hatlar karışmışlardı
    fani bir iz bırakmış burada yatmışsa kimler
    aygın baygın maniler açık saçık resimler
    uykuya varmak için bu hazin günde erken
    kapanmayan gözlerim duvarlarda gezerken
    birden bire kıpkızıl bir kaç satırla yandı
    bu dört mısra değildi sanki dört damla kandı
    ben gurbet çizglerle uğraşırken baş başa
    rastlamıştım duvarda bir şair arkadaşa
    on yıl var ayrıyım kına dağından
    baba ocağından yar kucağından
    bir çicek dermeden sevgi bağından
    huduttan hududa atılmışım ben
    altında bir tarih sekiz mart otuzyedi
    gözüm imza yerinde başka bir ad görmedi
    .......

  • APOLAT
    APOLAT

    Vatan sevgisiyle birlikte gurbetin acılarını anlatan güzel bir şiir.

  • ramiz
    ramiz

    ırgat yama hüzün her yer toprak duvar sudan hatıralar
    bir yol hikayesi genç bir adam bir çift at bir çocuk şair
    ne bu dünyadan nede hatırlanmadan bir daha anadolu
    gelmem ben bu dünyada orta orta anadolu ne iz var ne
    iz gemerek sivas kayseri niğde ne bana bir gülüş var
    ne istanbuldan bir iz var

  • Hümmet ÇİFTÇİ yesilcevrehotmailcom
    Hümmet ÇİFTÇİ yesilcevrehotmailcom

    ben okumadım ama duyduğım reşet nüri niğdeden kayseri,ye gider ken trenle tabi, FNÇ ni bu olayın geçtiği hanlardan birini gördüğünü söylüyormu. anadoludan notlar isimli eserinde. hata o yöeenin insanları işte faruk nafiizn Hanı diyorlarmış..

  • hümmet çiftçi
    hümmet çiftçi

    bu şiirle yeni tanıştım..tek sorunum şu.. şiirin akıcılığı içinde geçen şeyoğlu satılımış ın geçtiği hanlardanmı geçmiş.. çünkü her kaldığı handa bir dörtlğünü yada bir bölümünü duvardan okuyor. Acaba her yattığı oda da tam şeyoğlunun yattığı yatakmı denk geldi.. sanırım o şiir ozamanlar anadoluda söylenen bir türkü. FNÇ bu deyişi bu şiirle ortaya çıkardı. ve şeyhoğlu efsanesini böylece şiirin içinde türk halkına tanıttı. bir nevi deyişe yazılmış bir haşiye nietelğinde Han duvarları..Allah rahmet eylesin .. "Tanrı rahmet eylesin artık önden gidene.." "şeyhoğlu satılmışa , arkasından faruk nafize"..

  • İsimsiz
    İsimsiz

    beyler bunun sonunda .... yazıyo bunun devamı mı var

  • bilinmeyen
    bilinmeyen

    çok uzun bea bune

  • Suat Yildirim
    Suat Yildirim

    1958 senesinde bir siir kitabinda okudum.en cok sevdiyim siirlerden biridir. Yanliz burada kisa metni var hepsini tekrar okumak isterdim.

TÜM YORUMLAR (91)