Reşit’in hikâyesi…
Reşit yirmi altı yaşında bir delikanlıydı. Takvimler onun yaşını yirmi altı gösteriyordu ama kim bilir, içinde kaç bahar geçmişti, kaç sabah doğmuştu onun için, kaç gece sessizce karanlığa karışmıştı…
Doğuştan engelliydi Reşit. Yatağa bağımlıydı, makineler olmadan yaşayamıyordu. Vücudunda kendi isteğiyle oynatabildiği bir uzvu yoktu. Ne elini uzatıp annesinin yanağına dokunabiliyor ne başını çevirip pencereden dışarı bakabiliyordu. Gözleri bile özgür değildi istediği gibi dolaşmaya. Bakışları, tavanla duvarın birleştiği o küçücük köşeye takılı kalmıştı.
Dünyası bir odaya sığmıştı Reşit’in.
Bir yatak, birkaç makine, duvarda asılı bir saat ve başının üzerinde uzanıp giden ahşap bir çatı…
İnsan bazen koca dünyaya sığamaz da Reşit’in dünyası dört duvarın arasına sığdırılmıştı.
Dışarıda mevsimler değişirdi. Kış gelirdi, kar yağardı. Bahar gelirdi, ağaçlar çiçek açardı. Yaz olurdu, çocuklar sokaklarda koşar, delikanlılar arkadaşlarıyla buluşur, genç kızlar pencerelerden sokağa bakardı. Hayat, bütün telaşıyla akıp giderdi.
Reşit’in dünyasında ise mevsimler duvarlardan içeri girebildiği kadardı.
O, bir ağacın çiçek açışını göremiyordu belki ama ahşap çatının sessizliğine bakıyordu. Bir kuşun kanat çırpışını izleyemiyordu ama dışarıdan gelen sesleri duyuyordu. Koşamıyordu, yürüyemiyordu, bir adım bile atamıyordu. Birinin elini tutamıyor, sevdiğine sarılamıyor, başını annesinin dizine koyamıyordu.
Ama yaşıyordu.
Bunu ona her sabah hatırlatan bir şey vardı.
Duvardaki saat…
Her sabah odanın sessizliği, makinelerin düzenli sesleriyle doluyken bir de o saatin sesi duyulurdu.
Tik tak…
Tik tak…
Tik tak…
Reşit’in gözleri yine tavanla duvarın birleştiği köşedeydi. Her zamanki gibi hareketsizdi bedeni. Her zamanki gibi aynı yatağın içindeydi. Değişen hiçbir şey yoktu sanki.
Derken saatin sesi ulaşırdı kulaklarına.
Ve Reşit gülümserdi.
Öyle büyük bir gülümseme değildi bu. Kahkahalarla odayı dolduran, yüzünü aydınlatan bir gülüş hiç değildi. Dudaklarının kenarında belli belirsiz beliren, dikkat etmeyen birinin fark etmeyebileceği küçücük bir gülümsemeydi.
Ama o gülümsemenin içinde koca bir hayat vardı.
Annesi bunu bilirdi.
Kayıt Tarihi : 15.10.2026 22:56:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!