Dert yüklemişler sanki sırtıma,
Deva bulmaya düşmüşüm uçsuz bucaksız vahaya.
Ne meczubum ne de Mecnun;
Yoldaş olmuşum sahraya.
Gönül sessiz… belli ki düşmüş buhrana.
Yürüyorum bir düş uğruna, boşuna;
Yolun sonu varmaz ise uçmağa,
Bari ulaşsa yarin yollarına, boylarına.
Vuslat uzaktır, gönül düşerse ecel kollarına.
Asma bahçelere benzer yol, aşka uzanınca;
Ama ne fayda, çiçek solar çok sulanınca.
Ölümde de güzel gelir, düşler talan olunca ;
İbrahimi gördüm, yürekteki putları yıkınca.
Aht ettim gözlerine bakmamaya bir daha Dertlerim serpilmiş uçsuz bucaksız vahaya Yüzün taş çıkarır hem güneşe hem aya Mecnun oldum düşemeden sahraya
Sel olup taşmışım yol bulamam akmaya Gönül huzur bulmaz ermeden refaha
Elbet derman bulunur her dertli yaraya,
Lokman olmak gerekmez bu ilaca.
Zaman her şeyi aydınlatır, koymaz karanlıkta;
Yeter ki tutunup aşkın derdine, Eyyüp gibi sabra.
Kayıt Tarihi : 8.10.2026 10:58:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!