Nasıl da anlamsızdır insanın insana zulmü
Dem vurur yalnızlıklar, mutsuzluklar, acılar
Bilmezler, öleceğini bile bile öldürmenin günahını
Umutsuzluğun ardında sakladığı karanlığı
Kazandığını düşünüp aslında kaybettiğini
Öfkenin altında yatan sebebin zayıflık olduğunu
BİR SERÇE
Bir serçe ağzında üşüyor yalnızlığım;
Derin bir boşluğun kollarında uyur düşlerim.
Düştüğüm yerden koşar adım giderim.
Güllerin dikenlerini tenimde dererim.
BİR SORGU
Bir sorgu başlar insanın insanda;
Ben kimim, kimden geldim?
Hakikaten bir tek hakkı bilirim...
Ölmek için mi yaşıyoruz
Ah! Bu, yeryüzünde silinmez oldu
İnsandan kalan bir tutam acı...
Uyuşuyor kafamın içi/eziliyor kalbim
Eziliyor iki taş arasında benliğim
Düşündükçe, beynimde depremler oluyor
Bulutlar çığlık olmuş/Göğün göğsünde
Bir tutam sevdaydı ufkumda duran sen
Zehir içer gibi yudumluyorum varlığını
Düşlerin maviliklerine tutunup akıyorum
Yorgunluğumla sırtlarım aşkını solumda
Ağrıyan acılarımın terazisin de ölçüsüzüm
bir yanı insanca kalmalı
insanın
ana gibi sevmeli mesela
karşılık beklemeden sarmalı
bugün üşüdüm
ama senin kadar değil
Sevgili...
Sen yüzünü döndün ya bana
İçimden bir kıyamet koptu
Şimdi hangimizi kurtarayım ben
Köprüsü kırılmış dünyanın orta yerinde
Bir yanımız kış kıyamet
Bir yanım yorgun
Düşüyorum uzun dar sokaklara
Çöküyor üzerime kıştan bir gece
Dilimde bitmez olur derin bir hece
Bir yanım yorgun bir yanım kırgın
Bir yiğit darağacında asılı ulan!
Karlar eriyince, çamurlaşır toprak.
Menfaat bitince, çirkefleşir insan!
Gel de bu kaypak dünyaya kan?
Bozgun yemiş gidişata, düzene yan...




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...