Kaç kere kapına geldim
Sen kaç kere kovdun
Sayısını unuttum artık
Evinizi bekleyen köpek gibi
Bekledim seni
Sense herseferinde taş attın
İsyanların kapısına dayandı rüzgar
Çarpıyor tokat gibi acıların perdesi
Kılıfından sıyrıldı mutluluk uzaklarda
Gün ışığı karanlığın gölgesine büründü
Dinmiyor içinde biriken canavarda hız
Bir Eylül Sabahında
Hazan yüklü bir Eylül sabahında;
Hasretin çöküyor gönül otağıma.
Bağrımda büyüyor özlemin çisil çisil...
Koca derya oluyorsun dalga dalga,
Gölgenizin adı altında yürür bazı insanlar
sizin güzel davranışlarınızdandır
onları adam sanırlar
çünkü gölgeniz üzerlerine yansımıştır
Kadınlara gül ismi koymasınlar
Gülün ömrü kısa olur, diyorlar
Söylesenize; ismi gül olmayan
Hangi kadın sokmadı ki
Bundan sonra tüm kadınlara
Çiçek ismi koysunlar
Buğulu bir pencere önünde
Gözlerim dalmış çok ötelere
Kuşların cıvıltılı senfonisi
İlişti kulaklarıma derinden
Yaklaşıp seyrine dalıyorum
Minik serçelerin ötüşlerine
Zengin tok uyudu yoksul aç kaldı
Faşizm büyüdü işçi küçüldü
Hırsız fakirin ekmeğini çaldı
1 Mayıs emekçinin ekmek günü
Sen bir nefes bile öteye gitme
Yüreğim daralır soluk alamam
Sen her an yanı başımda kal
Sevdan sarsın tüm benliğimi
Kendi içsel yalnızlığına düşen,
Bir daha kalabalıkta kaybolmaz...
Kendi arayışını bitirdiğinde tanrılaşır insan!
Ve...
Alışkın değilim her an kahkaha atamam.
Sahte yüz değilim,
her gün başka bir maske takamam
Oyuncu değilim,
iyi günde seven, kötü günde giden değilim
bir kere sevip, onunla ölümüne gidenim.




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...