Hiç bir yol çıkmaz değildir
gidebilen için
mutlaka bir çıkış vardır.
Hangi yolda başlarsanız başlayın
aynı yöne varırsınız çünkü
Biliyor musun sevgili
Seni her gün içimde
Bir çocuk büyütür gibi
İtinayla büyütüyorum
Bütün benliğimle
Sarıp sarmalıyorum
Yüreği dağ adam
Yılların eskitemeyeceği
dünyanın içine sığdıramadığı
dünyayı içine sığdıran
yüksekte değil ayağı yere basan
yüreği dağ adam
Gül dikene küser mi?
Ay gökten yere iner mi?
Güneş bahara küser mi?
Yüreğimde yerin aynı gel
Adın söylemez dilim lal
Korona virüs çıktı
herkes evine kaçtı
Gizli saklı ne varsa
Virüs ortaya saçtı
Yine mi yoksulların çocukları peşkeş çekildi
puştların saltanatı uğruna?
Yine mi darağacında asılsın diye
ferman geldi bir paşa da?
YOKLUĞUN
Yokluğunun olduğu yerde
Tüm benliğimi sarıyor çaresizlik
Histerik bir zaman belleğinde
Yitip gidiyorum azar azar
YOKLUĞUNA DÜŞTÜM
Sıtmalı zamanların koynunda,
Yalnızlığına düştüğüm bir uçurumdu yokluğun.
Yokluğunu içiyorum yalnızlığın deryasında,
Her gün gelirsin diye türlü yalanlarla avuttum kendimi...
Yokluğuna susuyorum
Sen gidince tüm şehir küstü bana
Solan güller boyun büktü dalında
Cırcır böcekleri ışık saçmıyor geceme
Dilim mühürlü yokluğuna susuyorum
Yokluğuna üşüyorum / Derya Avşar
Kayıp dört mevsim içinde, yokluğuna üşüyorum.
Gecenin sessiz çığlığı'nda sesin sesime karışıyor...
İçimde çürümüş bir düşün yüzü büyüyor.
Ufalıyor ağzımda dil kesiği bir yara,




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...