Bazen hükümsüzdür
Sözü geçmez insanın kendisine
Yürek alır başını gider sevdiğine
Bazen insan severek öldürür sevdiğini
Çünkü öldürmeyi o öğrenmiştir ihanetiyle
Şairin şiirinde bölünüyorum kelime kelime.
Gözlerim kapalı iniyorum derine.
İmgeler kırılıyor bir ayna gibi yüzün yüzümde.
Arkamı döndüğümde yokluğun çarpıyor yüzüme.
Artık acıyı, hasreti, ayrılığı küstürelim bu şiirde.
Sen benden bir adım bile öteye gitme
Gidişlerin bıçak sırtı canımı acıtıyor
Jilet yutmuş gibi içimi parçalıyor
Yüreğimi binbir parçaya bölüyor
Yüzün yüzümde olsun
Ne zaman bir zalim zulüm yagdirsa memlekette,
o an tüm özgür fikirlere yasaklar ve düşüncelere Kelepçe vuruluyor.
Bir öfke kuşatmasıdır aldı başını gidiyor.
Acıların adresi hiç mi hiç bilinmiyor.
Ne çoluk ne çocuk dinliyor
Yorgundu bedeni…
Ağır ağır yürürdü uzun ince yolda…
Demini almış bir bardak çay tadında,
Güller solmuştu yürüdüğü yolda…
Tökezledi, ayağı takılınca taşa.
Mutluluk uğramazdı dertli başa.
Yüklendim tüm kederleri bağrımda
Unutulmaz özlemler gizledim sılamda
Yürek hududunda bir sızı vurur dile
Yorgunluk çöker ulaşamadan menzile
Kuytularında hüznüne karıştım
ve her bekleyişte büyüdü
karanlığın gölgesinde
bu bende ki,
bitmeyen yorgun sevdam
yalnızlığımı yırtıp geçen
Yüreği dağ adam
Yılların eskitemeyeceği
dünyanın içine sığdıramadığı
dünyayı içine sığdıran
yüksekte değil ayağı yere basan
yüreği dağ adam
Gül dikene küser mi?
Ay gökten yere iner mi?
Güneş bahara küser mi?
Yüreğimde yerin aynı gel
Adın söylemez dilim lal
YORULUR İNSAN
Çocukluğumdan beri koştum, koşturdum!
Düz yoldan, yokuşlu bir yola geçtim.
Daha hayata aklım ermeden, çalıştım.
Koştum koştum, çokça şeye geç kaldım.




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...