Sanrılı anlardan düşer dilde körelen bir bıçak
Çaresiz bir sis perdesi sirayet eder gözaltına
Görünmez düşmandan kalkan kılıç kaçak
Ezer, ezber bozar siyah beyaz renklerin dansı
Bir kitabın ortasından okunan paradoks gibi
yine içimde belirsiz bir sancı
yine izbe karanlık bir sızı
yine kalleş bir yabancı
o hancı/ben yolcu...
yine yol aldım sürgün yüreklere
Tebessüm etmez hayat
Işığı gölgeler karanlık
Dünün esaretini saklar
Heybesinde büyür yalnızlık
Esaret altında korkan korkana
yalnızlığına düştüğüm sokakların
kör karanlığındaki izbe acıların
karın ağrısı gürültüsünü kustum.
Yaşam karardı gözümde
Kömür karası renginde
Tenim yandı kan ter icinde
Ölüm geldi yerin 7 kat dibinde
Başlasın konferans:
Bir kapı aralandı önümde, içi zifiri karanlıktı. Önce ürktüm! Tüylerim ürperdi! Sanki kötü şeyler olacakmış gibi bir hisse kapıldım. Geri dönmek için bir hamle yaptım ama hemen sonra vazgeçtim. Geri dönüp gitmek korkaklık olurdu; hiç tereddütsüz girdim o, izbe karanlığın içine...
Cesaretin ceketi üzerimde duruyordu. Bilgi kuramı zihnimde olağanüstü bir sunum hazırlamıştı, karanlığa karşı.
İçimde büyüyen bir şiirdin
Yüreğime sardım seni yar
Uzaktan sevdim sadece
Yormaya kıyamadım yar
En sevdiğim günlerdendi
Bir isimsiz şiir gibidir kadınlar;
Ey kadınlar, ne çok inandık, güvendik
Ve: Ne çok önemsedik, özledik…
Hey siz!
Özlenen…
Beklenen…
MAVİNİN KIZI
Ben mavinin kızıyım
kulaç atarım yalnızlığın
dibine dibine
Gülüşü benziyor güle güneşe
Umudun adıdır baharın rengi
Barışı haykırır kirli düzene
Umudun adıdır mavinin rengi
Solmasın dalında açan gülleri




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...