Bir isimsiz şiir gibidir kadınlar;
Ey kadınlar, ne çok inandık, güvendik
Ve: Ne çok önemsedik, özledik…
Hey siz!
Özlenen…
Beklenen…
MAVİNİN KIZI
Ben mavinin kızıyım
kulaç atarım yalnızlığın
dibine dibine
Gülüşü benziyor güle güneşe
Umudun adıdır baharın rengi
Barışı haykırır kirli düzene
Umudun adıdır mavinin rengi
Solmasın dalında açan gülleri
Sebepli
Sebepli sebepsiz/ebedi ezeli
Dünyaya geldim geleli
Ben kâinattı ve insanı sevdim
Kuşları avuçlarımda besledim
Sizin sarayda nedir durum?
Kuru ekmek arası mutluluk bizimki
Sarayın görkemli ihtişamı sizinki
Mecliste kuru gürültü var
Kuru ekmeğe talip halk
Sarayda zevki sefa var
Bir düş'ün eseridir acıyı umuda çeviren
Ismarlama değildir aşkın gerçek yüzü
Acıya boyanmaz içten doğan duygular
Gönülden yükselen sonsuz bir çığlıktır
Renklerin dansına şaha kalkan özdedir
Kusuru sevmektir kusursuz sevda
Ah be lavinya,
Demek bugün gidiyorsun, demek artık dönmeyeceksin?
Yüzüm yüzüne ömrümce hasret kalacak, öyle mi?
Ben şimdi bu kahrolası şehirde karanlıkta, tek başına mı kalacağım?
Seni bir daha hiç, hiç göremeyecek miyim?
Hani özgürlük hayallerimiz vardı
Hani barış kapımızı çalacaktı
Zalimin tüm zulmüne karşı
İnsanlık devrim yapacaktı
Bir parça sen olduysam ne ala bana
Üzerime giysem seni cesur Leyla
Ölümsüz olsam, sana benzesem sana
Tepeden tırnağa sen, sen olsam Leyla
Hiç kimse hiç kimseden ibaret değildir;
Ama ne aldığınız ve ne verdiğiniz önemlidir.
Söz konusu aşk ,sevda ise eğer;
Önce Züleyha olacaksın Yusuf için kör olacaksın.
Mecnun olup Leyla için dağları deleceksin.




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...