Kıyılarıma düşme sakın alabora olursun
Daldan kopan yaprak gibi savrulursun
Yamaçta akan ırmak olsan, kurursun
Limansız tek Derya'yım git kaybolursun
Toprak altıdır yatakları
Üşür yeraltı yolcuları
Ağzında atıyor canları
Tutuşur maden ocakları
Hayatın baharı'ndaydı hepsi
En genci on ikisi'ndeydi
Alçakça kalleş bir el değdi
Cayır cayır yandı madımak
Açtım ağzımı yumdum gözümü
Anasına babasına bastım küfrü
Yiğit gitti mertlik bitti
Delikanlılık zalimlerin yüzünde öldü
Meydan çakallarla doldu
Arenada yarışı boğa birinci götürdü
Mevsim hep kavga
Güneşin üşüdüğü bir yerdeyim
Doğmaz ay, parlamaz yıldızlar
Göğün mavi rengine küser kuşlar
Mevsim hep acı, hasret, özlem...
Mevsimlerin
hükmü yok takvimlerde
Mevsim yangın yeri
Yüreğim, çayır çayır
Minik serçem
Varlığına bütün ömrümü adadığım,
Tek bir gülüşüne kurban olduğum,
Yokluğunda zamanın dilinde asıldığım,
Beni senin yokluğunla ıslah etme...
Memleket gibi sevdim
Gençliğim zamanın kolları arasında;
Yaprak döküp dalından sökarken;
Düşünü kurduğum herşey yitip gidiyor,
Yaşlı bir tenin içinde birer birer...
Üzerindeki giysi gibidir memleket
Bütün özlemini avuçlarına toplayarak
Ruhunu yağmur seline tutturarak akmalı
Parmak uçlarında kar tanelerini eriterek
Yol almalı insan/nefes almalı
Ve bütün ezberleri bozmalı insan
Merhaba...
Umutların tükendiği yerde seni düşledim....!
Herşey yeniden doğdu, çoğaldı ve güzelleşti.
Umudun dudağından öpen sabahların,
En mükemmel, en güzel düşüne merhaba......




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...