YASAKLI DİLİM
Biz hep parantez içine alındık
Biraz acı kaçak çay tadındaydık
Değer görmedik yabana atıldık
Aşkın benliğimi sarıyor tümden
Seviyorum seni yasaklı sevdam
Zaman götürüyor hergün ömürden
Seviyorum seni yasaklı sevdam
Yaşadığım kentte; binalar yüksektir.
Toprak kokusu, kuş sesleri azdır.
Arabaların egzoz dumanı vardır.
Ağaçlar, fidanlar, ormanlar azdır.
Yaşadığım kentte; zengini çoktur.
Cemre düşüyor yüreğime
Adın yasaklıdır dilime
Sürgüler çekildi gözüme
Sen gel de çözülsün yasaklar
Bedel biçtiler şu ömrüme
Böyle gitmiyor hayat
O, gölgeler karanlık
Dünün bugünü bayat
Sarar bizi yalnızlık
Elinde kazma kürek
Yalnızlığımı içiyorum
Sırtımda dost bildiklerimin
hancer izlerini gizlerken;
kendimi yapayalnız, kıyılara vurmuş,
kırık dökük bir sal gibi buldum
Ellerinden tuttuğum hayallerime bekletmeyi öğretiyorum
henüz vurgun yemiş yüreğim
dağılmış parçalarını topluyorum
kırlarda saçlarını rüzgara bırakıp
özgürce kanatsız uçan
Yamalı yürekler üşür
bin kere yara alır
bir kere yara açmaz
temkinlidir
Yâr benden gitti gideli
Solgun yüzüm hiç gülmedi
Gönlüm kimseyi sevmedi
Hasretiyle yandım yandım
Ömür geçti yâr dönmedi
YAN KANUNUM
Bamtelinden bir tını, inceden inceye...
Nağme nağme, nakış nakış...
İçime işlemiş silinmez o kara bakış!
Şiir şiir, türkü türkü üstüme dökülür.




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...