Selamı sabahı kestin
Gönlümde aşkın acısı
Sevdamı ezip te geçtin
İçimde gönül yarası
Gizli kahramanlar
Kırk madenci göçük altında cansız
Yerin yedi kat dibinde hepsi hayatsız
Dünyayı kömür karası bir yangın sardı
Kimler bu gizli kahramanları yadsıdı
Günyüzü görmeden karanlığı örttüler
Kanat çırptım göklerde
Aradım!
Ana yurdum neresi diye...
Bir dağ kovuğunda kaldım
Kendi nefesim ile ısındım
Bu sabah bir intiharın eşiğinden geçti ömrüm
Güzlerimi tavana astım, gökyüzü maviydi
Yere çevirdim başımı insanlar çamurdu
Ölüm mü, yasam mı seçimi çok çok zordu
Gönlüm bohçam / Derya Avşar
Bu nasıl eda, nasıl seda gel de bir görme
Gönül bohçam da kanaviçe kanaviçe aşk
Bu nasıl işve, nasıl cilve gözde bir sürme
Gönül bohçam da kanaviçe kanaviçe aşk
Acıya döndü felek senin çarkın
Yıkıldı bak yine evim barkım
Sarhoşum dalımda üzüm salkım
Şifam yoktur zehir oldu arım balım
Düşler kurduk yarına dair
Şiirler bezerdi bize şair
'Sev' dedin yüreğimi serdim
Gönül sarayımı sana verdim
Bir yiğit çekilir dara
Umut biter.
Dünya kapkara...
İstismarcılar için idam isteniyordu!
Bugün Şair, Ressam Ramîn Panahî darağacında
Gözlerine hasret
Kişiyi ancak kişinin benzeri sevebilir veya öldürebilir...
Ölüyorum yokluğunda sevgili...
Yokluğun çürütüyor benliğimi azar azar...
Derin yalnızlığın adıydı yokluğun.
Darağacına
Giderken bile
Gözleri şiir okuyordu...
Yer ve gök kadar üzgünüm!
Yine Eylül' ün hüznü düştü yüreklere




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...