Pepuk
Çabuk sinirlenmek, öfkelenmek
Unutma hata yaptırır bilir Pepuk
Dönülmez yollara sokar insanı
Pişmanlığın acısını bilir Pepuk
Qurbetî Pîr Zorê
Ro bu ye berfu hevî
Av bu ye çem û ganî
Tuj derde mîn zanî
Ölmeden ölesim gelir bu gece
Mezar kazar, avucuna alır ellerin
Elzem bir sızı olur mesafelerin
Razıyım son nefesim olsun gözlerin
Derya misali vururum kıyılarına
RENKLERİN ANASI
Seni sana nasıl anlatayım?
Sen, Mezopotamya uygarlığı,
Sen,
yediveren güllerin eseri,
Ayak izlerimden tanır beni
geçtiğim tüm yollar
Kulaklarıma şarkılar fısıldıyor rüzgar
rüzgâr gülleri döndürüyor sanki dünyayı
Aşk sarhoşu gecelerin karanlığına düşen
sokak lambaları titrek
Kadının uzuvları günahtır
Sesi erkekleri ayartandır
Topluma bakılırsa şeytandır
Saçlarından asılır kadınlar
Kadınlar kadınlar yaralılar
Çığlık...
Sevgisiz insan sevgisiz aileyi,
Sevgisiz aile sevgisiz toplumu,
Sevgisiz toplum hastalıklı zihniyeti
ve çürümüşlüğü doğurur.
Salkım Söğüt gibi
Uzanırım göllere
Yağmayınca yağmur
Kurur dönerim çöllere
Sahra çölünde
Ne kadar da sahtesiniz,
Yüreklerlerinize ilk dokunanları,
Bir pula satmayı nasıl başarıyorsunuz?
Mideme kramplar düşürenler,
Şimdi başka avlar peşindeler...
Zaman geçiyor;
Gözlerinin rengi grileşiyor
Umutlar uzaklaşıyor.
Biliyorum sevgili,
Sen beni unutuyorsun!
Oysa ne içtenlikle




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...