Ve zaman büyür/insan küçülür gözümde
Ellerini göğün maviliklerinden çekmiş
Uçurumun eteğinde can çekişiyor dünya
Kıyının dinginliğinden kopmuş,
Alabora olmuş dağlar denizler
Ölümlü bir dünya için çamurlaşan
Onca insanın varlığına tahammül etmek
Çok zor geliyor bize…
Öyle çok insanlık biriktirdim ki
Hiç bir zulmünüz beni zehirlemeye
Ve beni benden etmeye gücünüz yetmez
Vurulduk
Üşür bir serçe!
Üşür kafeste.
Tam uçacağı sırada,
Kanadından vururlar..!
İnsanlık içinde insanlar
Bazen çaresiz kalıyorum,
Çaresizlik karşısında.
Ser sefil olmuş bu millet
Tepemizde durur bir illet
Toplum hepten olmuş zillet
Canımız bize olmuş külfet
İNSANLAR NEDEN AĞLAMAZ?
Bağırırsam;
hangi uzaklıktan duyulur ki sesim,
kalabalıklar da kaybolan sesimin çığlığı suskun,
suskun zamanlar da konuşurum.
Güller, bülbüller öpüşür
İnsanlar neden savaşır?
Ay ve güneş sevişir
İnsanlar neden dövüşür?
Bağı bahçeyi dolu vurdu
Meyveler dalında bozuldu
Bahar geldi açmaz çiçekler
Toprak ana inatla bekler
İnsan Yorulur
Bazen yorulur insan!
Herşey üstüne üstüne gelir.
Ve sen boğulduğunu hissedersin.
Bazen, hiçbir şey yolunda gitmez.
Geceye düşmüş; tüm ezberleri bozmuş bir deliyim...
Sabaha kollarını açmış, gün ışığına koşar gibi,
Koşuyorum zamanın derin dehlizlerine doğru.
Gülüşlerini kaybetmiş, gamzesi çukur çocukların dudak büzüşünde üşüdüm.
Çıplak gerçeklerin ayak izleri'nde yürüdüm.




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...