Yorulduk: Siz biz/biz siz olamayız
Biz yanan/siz yakan oldunuz
Yorulduk: Bir yaktınız/bin yandık
Geçip karşıya seyre daldınız
Yorulduk: Yanmayı sizden öğrendik
Gel etmeyin/eylemeyin
Nefret ekip/zulüm biçmeyin
Kırmayın/dökmeyin/incitmeyin
Yenin içinizdeki düşmanı
Bırakın galip gelsin güzellikler
Köyün bağlarını feda ettin
Onlarca kat beton yığınına
Güzel anları bıraktın gittin
Ziyan eden şehirler uğruna
Ne tarla kaldı ne otu saman
Ser sefil olmuş bu millet
Tepemizde durur bir illet
Toplum hepten olmuş zillet
Canımız bize olmuş külfet
Kuş uçuşa çelme takılır
Siluetin güneşi ardına almış
Ey duruşu insan kokan adam
Kır saçlarında rüzgâr,
Zamanı okşuyor
Dost yüreğin sevgiyi sarıyor
Ve zaman büyür/insan küçülür gözümde
Ellerini göğün maviliklerinden çekmiş
Uçurumun eteğinde can çekişiyor dünya
Kıyının dinginliğinden kopmuş,
Alabora olmuş dağlar denizler
Ölümlü bir dünya için çamurlaşan
Onca insanın varlığına tahammül etmek
Çok zor geliyor bize…
Öyle çok insanlık biriktirdim ki
Hiç bir zulmünüz beni zehirlemeye
Ve beni benden etmeye gücünüz yetmez
İHANET
İnsan ihanete uğradığında;
Tıpkı bir aptal gibi hisseder kendini!
Dünyanın bütün güzellikleri,
Önemini yitirmiş olur birdenbire!
Karanlığın cellatları düşer
Günün ince seyrine
Sabahı örten gece kalır dünde
Fısıldayan rüzgârın gıcırtısı
Çarpan kapı kolunu kırar
Bir dilek tut ikimize dair
İçinde birazda umut olsun
Rengârenk çiçekler ek bahçene
İçinde birazda sevgi olsun
Gölgen yanında seni izlerken




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...