Sizin sarayda nedir durum?
Kuru ekmek arası mutluluk bizimki
Sarayın görkemli ihtişamı sizinki
Mecliste kuru gürültü var
Kuru ekmeğe talip halk
Sarayda zevki sefa var
Bir düş'ün eseridir acıyı umuda çeviren
Ismarlama değildir aşkın gerçek yüzü
Acıya boyanmaz içten doğan duygular
Gönülden yükselen sonsuz bir çığlıktır
Renklerin dansına şaha kalkan özdedir
Kusuru sevmektir kusursuz sevda
Ah be lavinya,
Demek bugün gidiyorsun, demek artık dönmeyeceksin?
Yüzüm yüzüne ömrümce hasret kalacak, öyle mi?
Ben şimdi bu kahrolası şehirde karanlıkta, tek başına mı kalacağım?
Seni bir daha hiç, hiç göremeyecek miyim?
Hani özgürlük hayallerimiz vardı
Hani barış kapımızı çalacaktı
Zalimin tüm zulmüne karşı
İnsanlık devrim yapacaktı
Bir parça sen olduysam ne ala bana
Üzerime giysem seni cesur Leyla
Ölümsüz olsam, sana benzesem sana
Tepeden tırnağa sen, sen olsam Leyla
Hiç kimse hiç kimseden ibaret değildir;
Ama ne aldığınız ve ne verdiğiniz önemlidir.
Söz konusu aşk ,sevda ise eğer;
Önce Züleyha olacaksın Yusuf için kör olacaksın.
Mecnun olup Leyla için dağları deleceksin.
Ben, özgürlükler kuşandım
Kara kışta ayak izim
Dingin sulara demir attım
Ben, limansız tek denizim
Yine sancılı bir akşam üstü
Ela gözlerin aklıma düştü
Ay yıldıza, gül güneşe küstü
Dalında çiçekler boyun büktü
Ben, özgürlükler kuşandım
Mevsimsiz baharlar taşıdım
Dingin sulara demir attım
Ben, limansız tek denizim
Kıyılarıma düşme sakın alabora olursun
Daldan kopan yaprak gibi savrulursun
Yamaçta akan ırmak olsan, kurursun
Limansız tek Derya'yım git kaybolursun




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...