Öyle durdu ortasında gecenin
Vurgun yedi yeminler bu dalışta
Her şey değişti birden göğün gözü kapandı
Bunca güzel zamanların ardından
Dağlar inledi denizler yırtıldı
Sonunda final oldu ecel geldi
İnsan ile toprağın bağı
Ölümle mi tanımlanmalı yalnızca?
Bir başka derin ilişki de
Vicdanın sustuğu yerde başlamalı
Bahçemde bakıp yetiştirdiğim güllere
Sevmek için dokunduğumda
Güllerin yaprakları dökülüyordu
Çiçeklere bile güven kalmadı
Biz bozkırlarda yeşermenin zorluğunu biliriz
Bu çorak topraklarda,
Taneleri dolmadan kuruyan
Bir başağın bile matemini tutanlardanız.
Şafak vakti susar ya her yan
Yavaştan dualar yükselir semaya
Sevda ateşi sanki vaktini bekleyen ezan
Bir hatıra olup kalır yüreklerde
Yaşıyor yine İstanbul sıradan bir akşam
Can kırmızısı bir kızıllık bu denize yansıyan
Üsküdardan karşıya giden dertli bir sandal
Gidiyor Dolmabahçe Ortaköy Beşiktaş
Bir son bahar yaprağı daha düştü
Ömrümüzün bükülmüş dallarından
Seninle geçerdi zaman saatlerce el ele
Güller arasında gezinirdik biz seninle
Akşam olunca güneş çekildi
Kayboldu kıyıda gezinen gölgeler
Vakit gelince gök mavisini saldı suya
Dalyanlardan yükseliyordu sihirli sesler
Bu gün efkarlıyım dokunma bana dünya
Beni boş geç yumuşak davran biraz
Âheste es ey hüzün rüzgarı menekşeler üstüne
Bu aşkın metaforundan kurtulamadım
Hayatından hayalleri çıkarırsan
Geriye başka da ne kalır ki
Hele birde umutlarını kaybedersen
Gecenin karanlığına direnen
Camında alevin isi kalmış
Gazı lambası gibi bir köşede kalırsın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!