Cevat Çeştepe Şiirleri - Şair Cevat Çeştepe

Cevat Çeştepe

Bütün anne-babaların., elinde uçan balonuyla kırlarda koşan çocuklarının arkasından bakarken., acaba biryerlere takılıp düşer mi ., balonu kurumuş bir ağacın dalına değerek patlar mı ya da bir kör kurşuna hedef olur mu endişesine kapılmadan., birbirlerine ‘sıcacık’ ve gülümseyerek sokuldukları …
. ,
Hiçbir çocuğun masmavi gökyüzü altında uçsuz-bucaksız kırlarda koşarken içi hayalleri ile dolu uçan balonunun elinden kaçmayacağı., bir kuru ağaç dalına takılıp patlamayacağı ve yarınlarında bir kör kurşunun yolunun üstüne çıkmayacağı …
. ,
Bir şafak vaktinde ki aydınlıkların., çocuklarımız için karanlıkları kovaladığını izler gibi düşleyerek., gülümseyerek., YETMEZ., taş atanlara inat KAHKAHALAR ATARAK yaşanacak., aydınlık., sağlıklı., gönlünüzce...,

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

BÜYÜK ATATÜRK., YÜZÜN ELBETTE GÜLECEK …

“Efendiler., yarın cumhuriyeti ilan ediyoruz” demenden bugüne tam 102 yıl geçti… O zaman içinde “dahili ve harici bedhahların” boş durmayıp ., zamanı geriye doğru işletmek için ellerinden geleni yapmaya çalıştılar… Ve kuşkusuz bu çabalarını sürdürmeye devam da edecekler… Ama senin yolundan yürüyen ve emanetine sahip çıkacak her yaştan milyonlarca gencin yüreklerinde taşıdığı laik-demokratik cumhuriyet ışığı ve gücü ile geldikleri karanlıkta kaybolacaklardır…

YÜZÜN ELBETTE GÜLECEK…
CUMHURİYETİMİZİN 102 NCİ YILI KUTLU OLSUN…

Devamını Oku
Cevat Çeştepe


Annesinin eteğini çekiştirdi çocuk, aralık ayazında bir gün
“hani bugün olmaz, yarın alırız dondurma demiştin ya dün”
. ,
Yarın o kadar yakın ve bugün yarından o kadar uzak kalacak,
ve öyle bir fırtınayla çevrilecek ki zamanın takvim yaprakları

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

O sabah gözünü açtığı zaman gördüğü her yer, eşyalar, insanlar, sokaklar, dağ-tepe ve tabi denizler ve elbette gökyüzü ile bahar müjdeleniyordu sanki... Güneşin gözünü kırparak gülümsemesi ise,
biraz hazırlıksız yakalandığını hissettiği bu yeni mevsim için yanında daimi bir yoldaş bulacağının güvencesi gibiydi...

Randevu yerindeki meydan saatine göre ayarladığı kolundaki saate
baktı ve hazırlanmaya başladı, dudağında sevdiği bütün melodilerin ıslıklı potpurisi ile… Saçlarını her zaman olduğundan daha da özenle taradı. Takım elbisesinin içine en çok yakışan gömleğini giydi, kravatını taktı. Yakasını-paçasını düzeltti ve kendisini boy aynasının karşısında defalarca boydan boya gözden geçirip son kontrol üstüne son kontrol yaptı...

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

/hani gün doğmadan pencereni açıp.,
güneşin doğumunu beklerken/

bu dinlediğin türkü var ya., bu türkü.,
adı ve tadı bütün şiirlere yakışan bir duygudan derlenmiştir
o yüzden böyle çok derinlerden gelir., sabahların yeli gibidir…

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

İstanbul'a
.
ZAMANLA OYUN . . .
İstanbul’a
.
/şehirleri yaşatanlar, o şehirle yüreklerinde aşkı yaşayanlardır/

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

1 HAZİRAN 1950 ‘den beri
Küçük dünyamın etrafında bitiş çizgisine doğru atılmış
‘üçyüzaltmışbeş adımlık- tam 72 ’ tur …
Dile kolay …
Ama DUR komutu gelmeden durmak yok., o halde adımlamaya devam .,.
Bakalım o komut gelmeden ., ZAMAN MUMU sönmeden bir tur daha atabilecek miyim…

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

ESKİCİ DÜKKANININ kıyısında-köşesinde bir oyuncak..
ZAMAN TÜNELİ TRENİ . . .
.
Çocukluğumu., altından geçen trenin saldığı., kömür ve is kokulu buharlar arasında kaldığım tahta köprü üstünden uğurlarken., kendimi de o trenin üçüncü sınıf kompartımanına kaçak yolcu olarak saklanmış buluyorum… Fonda yaşam boyu yürek titretecek bir masal melodisi…
Ve o melodi eşliğinde yaşam boyu sürecek bir yolculuk… Kimi zaman eğlenceli yemyeşil kırlarda koşar gibi., kimi zaman arkasına denizi saklayan alçak tepeleri aşıp-yüksek dağlara tırmanırcasına…
Ya da öyle varsayarak…

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

O her zaman geçtiğiniz sokaktan yürüyün....

Ama saat çok erken olsun., mesela daha güneş bile doğmadan...

Açılmamış bakkal, manav, kasap kepenklerine, bağlandığı ipleri henüz çözülmemiş gazete kümelerine bakın....Başınızı hafifçe öne eğerek selam verin ve yürüyün...

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

/zaman tellalı.., tokmağını davuluna rasgele vurarak haykırıyordu..
‘duyduk-duymadık demeyin.., bu gece gökyüzünün son gecesidir’/

......

biz., o gece seninle sahilde

Devamını Oku