Cennet Van'ım Şiiri - Şükrullah Yavuzer

Şükrullah Yavuzer
108

ŞİİR


14

TAKİPÇİ

Cennet Van'ım

Van gölü Mavisi olsam,
Masmavi bir patiska gibi.
Iskele vapuru bir terzi edasıyla biçse,
Beyaz köpükleriyle maviliğimi.

Martılar mavinin bir damlasını alıp,
Hediye etse Kedimin tek gözüne.

Bir martı olsam uçsam,
Dalsam maviliklere,
Van balığı ile in köyünde buluşsam.

Gevaş'ta fasulye olsam,
Merteğe sımsıkı sarılsam.

Ünseli'de sapsarı bir başak olsam, Güneşi andırsam.

Çatak'ta kanissipi olsam,
Köpük köpük çağlasam.

Bir üveyik olsam,
İcabet etsem pirimin davetine,
Uçup konsam Feqıy-ı Teyran türbesine.

Bir esbap olsa ruhum,
Amikli kadınların elinde yıkansa
Sodalı suyla yıkandıkça kirlerimden arınsam.

Bir çocuğun dizindeki yara olsaydı
Yürek yaram.
Mavi şifalı suya girince,
Hemen kabuk bağlayan.

Çavuş Tepe'de çivi yazısı olsam,
Gevaş'ta bir selçuklu mezar taşı,
Yüzyıllara meydan okusam.

Erciş'te Selvi ile Emrah olsam,
Ilham olsam yeni aşklara.

Başkale'de traverten olsam, Pamukkale'deki kardaşıma
Selam yollasam.

Gözlerim Muradiye Şelalesi olsa,
Ahtamara'nın aşkına ağlasam.

Bir karabatak olsam,
Dalsam Erçek'in sularına,
Sonra uysam misafir telli turnaların aklına,
Diyar diyar gezsem.

Erek'in tepesinde uçkun olsam,
Mayıs'ta insem tezgâhlara.

Sofralarda otlu peynir olsam,
Semaver çayıyla dillere destan, Kahvaltılarda buluşsam.

Bir akşam üstü güneş olsam,
Batsam Vangölü'nün serinliğine.
Sapsarı kesilse mavi sular,
Gölü yangın yerine döndürsem.

Sonra şark ekspresi olsam,
Erçek'ten geçerken
Ayaklarım maviliklere deyse,
İskele'den geçerken,
Burnuma balık kokusu gelse.
Binsem beş vapuruna,
Yol alsam maviliklere,
Soluğu Tatvan'da alsam.

Norduz sofrasında dostlarla,
Bağdaş kursam.
Şarkın Beyi Sarı Süleyman'ı Kıskandırsam.

Hoşap'ta bir çoğun elinde satılan,
Üzerlik olsam,
Süslesem kerpiç duvarları.

Genç kızların elinde ilmek ilmek,
Nakış nakış örülen kilim olsam,
Çeyizi olsam gelinlerin.

Özalp'ta Mamedik olsam,
Essem efil efil.

Saray'da bir mülteci olsam,
Dolaşsam sefil sefil.
Vangölu Evsiz yurtsuz olduğumu farketse,
Sonsuza kadar bağrında saklasa.

Elbak'ta bir geven olsam,
Eşlik etsem demine kaçak çayın.
Gevenin dikenine inat
Çiçeğinden damlayan bal olsam,
Kahvalti sofrasının baş köşesine Konulsam.

Ters lale olsam ağlasam yaralı sevdalara.

İsiprizde kekik olsam,
İnsem Başkale sofrasına.

Bir tay olsam,
Koşsam çocukluğumun başkenti, Mahmut Ağa'nın diyarına.

Canik'te tuz olsam,
Eşlik etsem Vestan'ın turşusuna.

Bir fatiha olsam,
Okunsam Abdurrahman Gazi'nin ruhuna.

Şamran suyu olsam,
Bostanlara hayat versem
Yön verse bana çırpaçlar,
Aksam Van Gölü'ne.

Sıhke'nin kavunu,
Şahbağ'ın üzümü olsam,
Tatlandırsam dilleri damakları.

Yazın Kurut olsam damlarda,
Kışın ayran aşı olsam kuzineli sobalarda,
Sofraların vazgeçilmezi olsam.

Yüzyirmi Kahraman Çocuk olsam,
Vatanım için boyumdan büyük hizmetler yapsam,
Sonra sonsuz uykuya dalsam,
Karbeyaz yorganın altında.

Zevede yatan kız çocuğun
Bayramlık fistanı olsam,
Kurşunla kemiğine yapışan.

Bendimahi'de ters yüzen balık olsam,
Akıllara durgunluk veren.

Ünseli'de sahilde bir kaya olsam,
İnce Memed' e ilham veren.

Van Gölü Canavarı olsam,
Dillerde dolaşan.

Masal olsam, Şiir olsam,
Destan olsam Van'ı anlatan.
Anlatsam anlatsam Cennet Memleketimi
Ama hiç bıkmasam...
Şükrullah YAVUZER

Şükrullah Yavuzer
Kayıt Tarihi : 26.9.2020 15:12:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!