Masamızda Birinci sigaramız,
Yanında demir, muhtar çakmağımız.
Hele kıtlama şekerli çayımız;
Ulan ne güzeldi o yıllarımız...
Bir denizin ortasında,
Alabora olmuşum ben.
Vurgun yemiş bu yüreğim.
Efkara boğulmuşum ben...
Çırpınıyorum olmuyor,
Üstümde, askerlikten kalma parka,
Uzanmışım parkta, tahta bir banka.
Yine meteliksizim, yine terso,
Tüm sermayem birkaç otlak sigara.
Sayende;
Boynuna sarılacağım,
Kolunda uyuyacagim,
Gününü kutlayacağım,
Benim hiç annem olmadı
Saçlarımı oksayacak,
Ay giderken; parlayan o yakamoz,
Arkasında ;yaralı bir orkinos..
Ve dalda ki; çığlık atan ispinoz
Yolun üstünde bir çalı,
Dökülmüş yaprağı dalı.
Arar isen sen Celal'ı
O çalı benim sevdiğim...
Beni unuttuğunu,
Bir dosttan öğrendim.
Doğrusu;
Hiçte içerlemedim.
Benim çektiğim acıları,
Sen çekmedin diye;
Canımdan can istesen
Düşünmeden veririm
Ecel olup gel desen
Çekinmeden gelirim
Ben sevince güzelim
Son bir defa görmek için ben seni
Demek onca yıl boşa beklemişim
Ondan eser yok çok şaşırttın beni
Ben seni değil o yari sevmişim
Sen değilsin yıllardır beklediğim
Söyle zalim susma söyle,
Şimdi hangi yüzle geldin?
Alev,alev ateşlerde,
Ben yanarken neredeydin?
Şekerime tuz kattın sen.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!