Tırnağın varsa kaşı başını,
Erzağın varsa pişir aşını.
Yorganın varsa kapat döşünü,
Kimseden fayda yok bu dünyada...
Geçmişle geleceğin arasında
Sıkışıp kalmışım tam ortasında
Bir yar acısı bir yaşam kavgası
Orası da zor ustam burası da
Aklımda mazi var sırtımda hayat
Tanımazdan geldin diye
Sana bakan göz utandı
Seviyorum dedi diye
Söylediğim söz utandı
Yalanmış verdiğin sözler
Adını yazmak için kaç ağacın canını yaktım.
Kaç papatyanın canına kıyıp yaprağını kopardım.
Sana vermek için kaç mor salkımın dalını kırdım
Şimdi aklıma geldi de,hepsinden utandım..
Ta Malazgirt’ten bu yana,
Vatanla Bayrak uğruna,
Nice canlar Şehit düştü,
Sevgiye hasret bu ülkede,
Yine de umutlarım, huzura gebe.
Kin, nefret yok olana kadar,
İnsanlar kardeş kalana kadar,
Biliyorum benim sevdam nafile,
Mecnun edip düşürecek çöllere.
Attım gururumu serdim yerlere,
Sevdim seni bile,bile Ünzile.
Varsın değmesin ellerin elime,
Belki bugün gelirsin diye,
Yine yolların bekçisiyim.
Umutlarım söyledi bana,
Ben onların yalancısıyım.
Celal Özdemir
Vurulanlar bir gün ölür
Ayrılanlar her gün ölür
Keşke vurup da gitseydin
Geçmiyor bak sensiz ömür
İki dere bir arada
Omzuna yasladığım başımı;
Ben şimdi taşlara yaslıyorum.
Gözümden süzülen gözyaşımı;
Taşlara dökerek süslüyorum...
Celal Özdemir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!