Kahkaha Çiçeği
Bazı öykülerim yarım kalabilir; alfabesiz de
günleri anlatırken geceyi ihmal edebilirim apansız
Akşamın hüznü şarapsız da yaşanabilir; kadehsiz de
sonunu yaşarken mutlulukların başını unutabilirim asude...
Senin de işin zor be kardeşim
Erkenden diziyorsun masaya kahvaltıyı
Uyku diziliyor
Boğazına erkenden
Herkes mışıl mışıl uyurken
Her sabah dert babası sen
Bir kahve fincanında gizlenmişse hayat
Köpürmüşse olabildiğince
Düşmüşsen bir fincan kahvenin içine
Gezip dolaşır yüreğin
Telvenin üzerinde
Sevdiğim renkleri yüklendim kambur sırtıma
hiçbiri ağırlığını koymadı ötekinin sessiz tonuna
gökkuşağı nerede
neden saklanıyor bulutlar dünde
ne kördüğümler çözülürdü eskiden
uğraş verince
Kahverengiye çalar
Doğduğum
Topraklar
Yeşile küskündür bizim oralar
Bir gökyüzüne bakarım çocukluğumdan beri
İzini sürerim mavinin
Bakma böyle yalnız göründüğüme
Aynı anda almıyorum herkesi içeriye
Sırada bekliyor hayat
Çok kalabalığım bugün yine
İstanbul - 30.08.2021
Uğra istersen
bıraktığın yerdeyim
kahve var kırk yılın hatırı
bir de zamansız sevdaların kırık dökük örtüsü üzerimde
geçerken uğra istersen
göçmen kuşlardan da haber getir bana gelirken
İnsan
Çocuk gibi oluyor bazen
Yüreği pır pır uçurtma gökyüzünde
Düşlerinde dolaşıyor özgürce
Kanatlarını gizliyor
Yere indikçe
Bir kuş gibi uçup gideceğini bilseydim
eğer kanatlarını havalandırıp göçeceğini düşünseydim
önceden dünyanın hoyratça halinden usanıp
özgürleseceğini neşeli vakitlerinin şarkıları gibi
birce söylenirken yelkovan kuşları
geceye gün-de-seydim eğer, ölesiye severdim mahmur
Bir sen varsın adam akıllı
Yol iz bilen
Kapanmış el kapıları
Eskiden
Biri kapıyı kapatırken
Başka biri açıyordu yeniden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!