Yetmedi mi? bu kadar acı çektirdiğin,
Madem sevmeyecektin,
neden seviyormuş gibi baktın gözlerime?
Madem tutmayacaktın ellerimi,
niye sımsıcak dokundun ruhuma?..
Ey bakışınla darmadağın ettiğin yalnız kalp,
Bir tek bakışınla içimdeki nefsin evi yandı.
Yüzünde güneş gibi bir parlaklık,
bakışında gecenin ayı var,
Dışın bahar gibi güzelken,
içinde matemden kelimeler gizli.
Sana mavi bir gök getirsem
Gözleri yıldızlardan çalınma
Saçları Güneş’ten alınma
Yollarında hasret kokusu
İçinde sevda türküsü
Kenarında işlemesi sarı bir yazma
Merhaba Artemis,
bugün sana yüreğimden akan son cümlenin
dilsiz kıyametinden yazıyorum.
Boğazımda düğümlenen hakikatin
Gecenin omzuna yasladım yorgunluğumu,
Adının her harfi fısıldadı içimde
Kalbim, ilk kez bir durakta inmeyi öğrendi,
Saçlarının gölgesi düştü zamanın yüzüne,
Ben bir ayakkabı tamircisiyim
önümde eski yollar
Heybemde dikiş dikiş kader
İçimde kopan fırtınalar.
Adını yazdım,
Tabanını bastığım her adıma
Gidişin bir kapının kapanışı değildi.
Ardından anahtarı olmayan bir karanlık bıraktın.
Beklemekten başka bir günahım yoktu benim.
Şimdiyse ışığı kesilmiş bir dünyaya mahkum ettin.
Bu da senin ayıbın olsun.
Yangın çökmüş yüreğime,
şakağıma kar izi değdi.
Yalnızlığımın adı da yok tarifi de.
Gözlerimde bin yıllık özlemin ahı,
Hasretin mabedim, her yanım zemheri.
Tozlanmış yüreğim,
Gecenin içinde sen diye yanarım,
Islak bir mektup gibi, kalbin ellerimde.
Adını her harfte biraz daha anarım,
Unutur sandım da...
Yine de unutamadım.
Bir ayrılık ki bu,
gökyüzüne asılmış bir mektubun yırtılması gibi.
Her harfini ben yazdım,
ama sen hiçbir satırında kalmadın.
Dalından düşen bir nar gibiydi yüreğim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!