Sevgili,
Ey sevgili üşüyorum.
Hadi gel,
Sanki dünya hiç kirlenmemiş gibi,
Sanki acı hiç kapımızı çalmamış gibi gel.
Karanlığa mahkum etme beni
Sana anlatamadığım o kadar çok şey var ki;
Bir yabancının omzunda
sessizce ağlarken mırıldandım adını.
Bir başkasının gülüşünde
senin sustuğun sözleri aradım olmadı
Aşkın deryasında kaybolur, iz olursun
Sen orada bir ömrü sükûtla dokursun
İçimde bin volkansın, dışımda yok olursun
Kıyısız limanlarda rüzgâr gibi savrulursun
Sığınırım gölgende bıraktığın sevdaya
Ey felek, neyledin bu tahtımızı,
Karaya boyadın alınyazımızı.
Bir bir kırıp attın kanadımızı,
Yele teslim ettin muradımızı.
Gamzende başlasın bu hikâye sevgilim.
Gamzene düşen her gülüş
İçimde filizlenen bir bahar gibi…
Ne zaman yüzün dönse bana
Kırıldığım her yer onarılıyor sanki.
Git…
Ama birlikte sustuğumuz
O şiiri kimseye okuma.
Orada bir dize var ya hani
“ gözlerin ömrüme değdi ” diye başlayan
O sadece bizimdi.
Seninle karşılaştığımda,
takvimdeki hiçbir günün önemi kalmamıştı.
Bir cuma, bir salı ya da
sonbaharın ilk çarsambası değildi bu...
Senin bakışlarına denk gelen andı sadece.
Zaman orada durmuştu,
Çek günahkâr ellerini sevdamdan.
Bu aşk, adını bilmeden kirlenen bir yatak değil.
Gözlerinin arkasında sakladığın o lanetli bakışlar
Kalbime bulaştı, kirletme daha fazla ruhumu..
Sen ki !
Sızlar yüreğim şafaktan önceki son gecede.
Vurur hasretin anlamını yitirmiş bir hecede.
Acıtır sözlerin hiç bilmediğim bir lehçede.
Hüzün koydum gönlüne bu da benden sana Hediye
Zindan gibi çöktü gece,
Demirden uykular indi gözlerime.
Yıldızsız göklerden bakıyor ölüm,
Ve ben hâlâ
Bir çift kara gözün düşündeyim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!