Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

Ne unutulmuşluğumu korum gönlünde
Bomboş kalsa da yerim
Aklına düşürüşte vakitle beni
Seni kendimle derbeder ederim

Ah gönlüm! Uçarı gönlüm!

Devamını Oku
Bayram Kaya

Haldeki anlamalar akılla
Baş değil ki, ola başta
Bu ne hayreti muciptir ki
Sanılmaya ki yazarı şaşta

İnsanlık tarihi bilime büyücülükle başladı. Deneyselliğe de büyücülükle başladı. Peki, ama büyücülük neyle başlamıştı?

Devamını Oku
Bayram Kaya

Dünya totem kandaş gözünde groteskiydi. Totem kandaş kişi olur sanı kanılarıyla dünyayı groteski yaşantılaşmıştı. Bu nedenle büyü ve büyücülük totem kandaşın anlayışında kişisel yaşantılaşması içinde groteski bir ilişkilenmeydi. Erken dönem groteski anlayışla, mülkiyetçi dönem ilişkilerindeki menfaati olan büyü ve büyücülükleri, sürecin akışından ayıralım. İkinci büyücülük mücadele edilendir.

İşte büyücü, eski dönem yaşantılımı içinde kullanılan edimlerin nedensellik bağı, geçmiş ile şimdi arasındaki zamanın perdelemesiyle gizli kalmıştı. Eş deyişle bu perdelenme bilgiyi okültekıldı.Ya da, bilgiyi ezoteriki çekicilikle beliren büyü alanı kıldı. Büyücü bu gizli alana ilişkin bilgileri bilen, icra eden kişidir. Yani ilkti büyücülükte hiçbir menfaati oluşma yoktur. Çünkü bu dönemler özel mülkiyetçi çıkarlar dönemi değildirler. Büyücülük sadece bu değildir.

Görünmez atalarla, görünür torunları arasında iletişmenin sağlanmasını da, duyarlıklı kişi oluşla, bu büyücü kişiler yaparlardı. Büyücü, ökülte olanı öğrenmiş, bilgece açıklayışlarla, geçmişin müktesebati olmuş, deneyim ve tecrübelerini; kendisine öğretilmiş olmasıyla sosyal statü kazanıyordu. Bu statüyle büyü kaynağını kullanmayı hak ediyordu. Böylece kazandığı ökülte bilgilerle, büyücü oluyorlardı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Mülkiyetçi dönem sistemi, kurnaz insanları da üretecekti. Açıkgöz insanlar, birikebilme eğilimindeki bu artık ürünlere el koymanın, göz koymanın alicengiz oyunları içine girmeğe başladılar. Bu menfaati oluşla alicengiz oyununu oynayanlardan birisi de büyücülerdi. Madem süreç emekler takasını ortaya konmuştu, büyücüler de büyü işine emek diye sahip çıkışla, kazanmanın hırsı içine girdiler.

Büyü başlanışta iki yolla kendisini ortaya koyuyor. Birisi geçmişte kalışla aslına vukuf olamadığı okülte olan büyü denen bilgilere yani atalar şeriatına sahip olmanın formasyonuydu.

İkinci yolda da bitki ekstrelerinden hazırladığı kök suyu veya bulamaç, merhem gibi eczaların halüsinasyon, uyuşturma yaraları veya hastalıkları tedavi gibi deneme yanılma alanı oluşla bitki eczacılığı olan kimyasal alandı. Kişilerin büyücü eliyle, "hastalıktan kurtulması" başlı başına bir büyü oluşun kendisi anlaşılıyordu.

Devamını Oku
Bayram Kaya

4-Animiz insan, kendisinden sonraya; yaşantısı içinde olmayan ne gayb ilmi bırakmıştı; ne de cennet cehennem gibi öte dünya anlayışını bırakmıştı. Ne de azap çeken ruh düşüncesini oluşturmuştu. Bunları ima dahi edemezdi. Kimi bu tür doku uyuşmazlıklarını animizme ithaf etmek, tam bilmezlik oluşla animizmi bilmeme cahilliğidirler.

Eski totemi dönem, totem kandaşlarına kötülük bilemezdi. Zorunlu ve iyi bir sosyal ödevcil oluşla, öne çıkardılar. Ne karıları, ne kocaları ne de bunlardan kaynaklı hinlikleri vardı. Kötülüğü bilmeyen yapının büyücülüğü kötü anlam da kullanmaları da olanaksızdı. Bugünkü karılarına, kocalarına vs. büyü yapıp şirinlik muskası takmak gibi aldatma, kandırma olan sahtekârlıkça büyücülükler; üfürükçülükler; eski erken dönem toplulukların önüne aldıkları bir mesele ve kullanım hiç değildiler.

Babil Utnapiştim'i ya da Sümer Ziusudra'sı; ittifak içindeki bir totemi boyun, öğretmeni, belleteni, bilicisi, duyarlısı, büyücüsü oluşla peygamberidirler. Henüz peygamberlere Rabbani olma sıfatı da verilmemişti.

Devamını Oku
Bayram Kaya

5-Kısacası burada ki yok etme insan soyunu kurutma anlamına olmayıp, yeni bir ittifakı anlaşmayla eski ittifakları, hükümsüz saymaktır. Yok saymaktır. Keenlem yekün hükmünde görmekle eş anlamlı olup; ittifakın gelenek görenekti totemi hafızasını ya da bir önceki ittifakın, eski toteminin bilincini silmenin operasyonlarıydı.

Ne yaratmalar yoktan yaratmaydı. Ne yok etmeler yeryüzünde silip süpürüşle ortadan kaldırmaydı. Yani erken ittifak dönemi daha oturmamış bir dilsel ifadenin, yeni yeni ortaya konan dili oluşla ham bir dilin kullanım şeklidirler. Tevrat yaratılışı söylerken: Rab, “göğü (var olanı) yerden (var olandan) ayırdı” der.

İttifak kurulu (tanrılar kurulu) , ittifakın selameti için bir karar almıştı. Yeni bir sözleşme yani tufan yapacaktı. Yani bir kısım grubu ve gruba tabi olanları tapınağın birliği (anlaşması-sözleşmesi) içinde kovacaktılar. Yenileri de içlerine alacaktılar. Ve bir önceki birlik hafızasını da, silecektiler. Yeni zaman gelişmesinin hesapta olmayan yeni kurallarını anlaşacakları. Yeni kural, yeni şartname demekti.

Devamını Oku
Bayram Kaya

6-Bugünkü anlamalarımız olan cin, şeytan anlaması ilkin insanların dünyaya yabancılaşma algılarıyla kıpırdandı. İnsanlar ego sağlasanlarını giderdikten sonraki dünyayı yaşantılımlayan ham düşünmeleri vardı.

Bu hem yaşantılımsa hem yabancılaştırma süreciyle girişilen dünyayı insanlar; eğlenceli, komik ya da trajikomik buluşla algılarını harmanladılar. Bu birikimlerine bir de ittifakı düzen içine katılışla edindiği ökülte kültür eklendi. İttifak kültürü yaşamı oluşla, ittifaka katılmak için her biri bir yönden gelen katılımcılar ittifaka geliş yönünün, yön adıyla tanımlandılar.

Sümer’e ya da Akad ittifaklarına göre kendilerinin coğrafya olarak yukarısında Suriye, Irak, Güney Doğu Anadolu gibi yerdeki gruplara göğün insanı, göğün varlıkları ya da gökten gelen insanlar veya göğün kadın ve adamı diyorlardı. Kendisini hazır ve kurulu bir ittifakı düzen içinde ama genelde başka tür çatışmaların içinde bulan şimdiki insanlar, ittifakın tanımlaması olan göğü, artık eskisi gibi yukarı taraf anlamına gelen ifade şekilleriyle bilip, anlayamıyordular.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Dinler cinleri iyi ve kötü cin, ya da imani imansız kâfir cinler olarak ayırmıştır. Ezoteriki oluşla sonraki ittifak söylemleriyle, ittifakı sözleşmeyi kabul edip uyumlu olan cinler anlatımına dinler, iyi ve imanlı olan cinler diyordu. İttifaka ve ittifakın gücüne inanmayan; ittifak birlik gücü olan Tanrıya; kafa tutan; ittifak sözleşmesine uymayan cinlereyse dinler; imansız kâfir cinler diyecekle sembolize ediyordular.

İttifakın gücüne asi olan insan (cin) topluluklarına bir geçiş dönemi ödevi olan, mühlet verilmişti. Bu kabil imi timi kalmamış ökülte olmuş ittifakı yansıma ve yansıtılmaları anlatan dinler; şimdiye göre sissi ve hayali gelen ittifakı dönemi ve ittifakı dönem öncesinin destan söylencelerini kendi bünyesine göre anlatışla yorumlamıştılar.

İyi cinler insana yardımcı oluyorlardı. Kötü cinler göğün geçmiş ve gelecek olan bilgisini çalıp; insana vererek, insanı kendisine çekiyor; insanı azıtıp sapıttırıyordular. Bu çalınan geçmiş ve gelecekten olan bilgi ökültebilgi, gizli olan büyü bilgisiydi.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bre insan
İlinek tövben, kapı tutsa
Sapı gözünü çıkarır

Tikel yapılardan geliyordunuz
Ben, ayrımıyla kendinizi

Devamını Oku
Bayram Kaya

İhanetçisi içinde olan bağrın
Duyulmaz olur ki dön ola çağrın
Yâri peş, gözü yaş durur
İli kanar, yurdu kanar, teni kanar
Bununla yatar bununla kalkar
Bir sahte baş, bir sahte yaş, bir sahte kaş

Devamını Oku