Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

2-]Günde trafikte on kişinin öldüğü, 70 milyon nüfuslu bir ülkede, her kurum ve kuruluş ve sivil halktan olmak kaydıyla günlük ölüm riski 7 milyon kişide bir kişidir. Bu şu demek, açık risk almış 5 bin, 50 bin, 100 bin, beş yüz bin gibi kurum nüfusu olan yerde, normal şartlarda ölme riski, toplum kurumları rutin ölüm riski, sivillerinin rutin ölüm riskinin içinde 7 milyonda 1 iken; bu risk kurum alanı içinde nüfus oranı 7 milyonu bulmaz olacağından, ölüm riski sıfır gibi olmaktadır.

Yine örnek: Millî Savunma Bakanlığı’nın hazırladığı verilere dayanan rakamlara göre 1984 yılında ilk PKK eylemlerinin başlamasından bu yana 4.828 sivil! 7.946 güvenlik görevlisi (bunlardan 5.821’i Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu, 775’i emniyet görevlisi, 1350’si korucudur) ve 28.000 civarında PKKlı yaşamını yitirdi.

Yine ikinci Dünya Savaşında; ölen asker sayısı 25.173.700. Ölen sivil sayısı 41.830.600. Ölü Yahudi sayısı 5.754.400. Ölen tüm SİVİL SAYISI 47 milyon 585 bindir. Nedense Yahudiler sivil insandan sayılmamışlar! Toplam ölü sayısı 72.758.900dür. O yıllarda Dünya nüfusu da 1.991.913.000dir. Tüm ölümler Dünya nüfusunun yüzde (%) 3,71dir ki, çok büyük bir sayıdır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

4-]Hemen her askeri ihaleler şaibeli idi. Bunlardan bir tanesi olsun bırakın şaibeyi, basit bir usulsüzlük ya da basit bir ihale hatası taşımayacak denli mükemmel ihalelerdi! Hele askeri araç gereçlerin modernizasyonuna değin şeffaf olmayan ihalelerdeki, kötü kirli kokuların ve modernize olan araç gereçlerin, daha bir kusurlu şekilde orduya intikal ettirilen ayıplı ihale skandallarını açık eden gazete haberlerinin mürekkebi, daha kurumamıştır. Rivayetler, hala kulaklarda fısıltıdırlar.

Söz gelimi daha dünün M60 tanklarıyla çöpe giden milyon dolarlar. İkinci el Leopar tank alım skandalı, casa uçak alımındaki dümen ve dolapları, onca savunma fonu ve terör tehdidine rağmen, düne kadar karakol uçaklarının olmayışı, hemen tüm ihalelere teknik uzman ve mühendis karşı çıkışlarına rağmen, ihalelerin sürmesi.1993 yılından 2010a değin denizlerde güncel donanımlı keşif ve gözlem yapılamaması vs. uyuyan göz bebeklerimiz üzerinde, akla ziyan lakayt kuşkularınızın daha bir kaçıdır. (19 Mart 2010 Bugün gazetesi)

Kurumların toplumsal itibarilik paklığında, bu kirliliklere “ göz bebeklerimiz denerek” aklanıyordu. Değilse kurumlarımızın (göz bebeklerimizin savunmacı olacak her tür çağdaş donanım eksikliği o dönemler, hep ihmale gelmişti) hiç bir kusur ve kabahati yoktu. Bir Kıbrıs Çıkarması ile donanımca göz bebeklerimize: “göz bebeğimiz” deyişle, mangalda kül bırakmayan yetkililerin; ambargo ile kıpırdayamaz oluşlarından ötürü, göz bebeklerine ne kadar önem verdikleri ortaya çıkmıştı!

Devamını Oku
Bayram Kaya

Ne, "sen"; dersin ele?
Zaten ağyarı agâh olur
Sen, "sen" desen de gene.
Sanışla uzak mı korsun ki?
Dağ ederle sızlarım seni
Sen yakın olursun bene.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Kuşkusuz sosyal birlikler (halk) gücü, büyük güçtü. İlk sosyal birlikler olan etnik düzlemi, tekildi bir ilk totemi sosyal birliğin gücü olacakla ele alırsak dahi, bu çoklu güç, kişisel güçten; tahmin edilemeyecek kadar fazlaydı. İki kişinin zihni gücünü (yeterliliklerini) topladığınız zaman, bir kişiye göre fazlalık olan ve bir kişide olmayabilecek yetkinlik, iki kişiye dek, zihni yetkinlik olmayacaktı. Ama bu iki toplam da, bir kişide olmayacak kadarla da, birden fazla olan bir durumun anlatımı olacaktı.

İlkti ata soy totem tasımla sosyal birliklerin, yaklaşık hepsi; sosyal birlik birleştiriciliğiyle ve sosyal birlik denetçilik bağları buyurması olan, sosyal gücün hitap edişiyle; o birliğe dek üyelerin de hepsinin aynı şekilde, o hitabı bilip ezber ettiği bir tutumdu. Bir anlamda bunlar, kişilerin dıştan (sosyal) öğrenme ile edindikleri hayatta kalma ilkeleriydi.

Bu durumdu öğrenme mülkiyetçi ilişkilerin yapılaşan, çeşitlenen, girişmeleriyle giderekten halkın her bilmeyi bilememe, bilememenin sembolik fantezi ve fetişlerle bilinmesi şekliyle çeşitlenen; her biri bir farklı toplumsa bilgilerin de yavaş yavaş doğrudan bir ilgi alanları olamama gibi bir süreci başlattı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

10-]Bizler bu bilgileri, bu tarihi toplumsal nesnelliğin süreçlerini, bilmezden, görmezden gelişlerle; inanca değin olanı sanki topluma değin olanlar gibi oluşla göstererekten; inançları da, bir toplumsal hak gibi bir toplumsal özgürlük gibi sandırışlarla ajite edip, değerli inançlarımızı bu konuya değin kendi savunmaları içinde oluşturuşlarla bulundurmamızla, bizleri biz; terörizme etmekteyiz.

Nasıl toplumun bir özgür eşme olayı olan, arabasına, uçağına içinizde taşıdığınız inanmalarınıza rağmen binişle; araba ve uçağa; inançlarınızın değil de, araba ve uçağın uzay zamana bağlı kendi devinmeleri egemense; bu koşullarda inanç taşımanızın ve inancı özgürlüğünüzün bir kıymeti harbiye si de yoktur. Burada tamamen fiziki, aero dinamikti, uzay zamana bağlı, nesnelce tutumların bilgisi ve ona değin olan hava yastıklı, paraşütlü vs. giyinmelerin hükmü devranı sürer.

İşte toplumda da okula, öğrenci olunmayla gidilir. Eğer, öğrenci olmanın uzay zamana özgü kuralında örtünme varsa örtünürsünüz. Bu bir hak ve özgürlük olmayıp, o işin gereği oluşla, gerekli bir şarttı bir zorunluluktandır da ondan. Bir sağlanış toplumsal talebi içeriyorsa, o hakkınızdır. Bir topumsa alanda çeşitli nedenle bulunuşla, kurallara uymanız, hak değil bir zorunluluktur. Bunun özgürlüğü hiç olmaz!

Devamını Oku
Bayram Kaya

2-] Sağ, sol akımlar üretim araçları mülkiyeti sahipliğinin nasıl olacağı ve yapılan üretimin, bölüşülmesi sahipliği üzerinden işlerler. Yatırımın özel sektör ile mi, yoksa kamu paylı tahsisi üzerinde mi olacağı gibi çok çok farklı çözümleri ifade eden akımdırlar. Sağ akımlar, özel sektörün payını toplum işleyişinde genel tanımlama olarak ele alırlar ve toplumsal sistemi özel teşebbüsle ekseni kılarlar.

Oysa Türkiye’de sağ dinamizmler, özellikle yakın geçmişte bir düşünme akımı olmaktan çıkarılmış, düzenin her tür sığ kirliliği içinde bir jandarma bekçilik düzeyine geriletilmekle yazık edilmiştir. Ve inançtı konumlanma içine de itilerek sağcılık, düşünce akımı olmaktan öteye, düşünmemeye mahkûm ve pasif ize edilmiş bir toplumsal kaybımızdır.

Sol da, düşünce pratiği yapmanın haklılığına kapılışla, sağ düşünce gibi çatışmacı eylem selliğin tuzağına düşmenin, hep debelenmesini yaşamıştır. Ve genelde sol; geçmişte toplumsal siyaset ve yaşam içişnde, büyük oranda kamu kurum ve kuruluşlarından, üniversitelerde mağdurluğun, simgesi haline gelmiştirler.

Devamını Oku
Bayram Kaya

7-Bu yarılmadan sonradır ki her iki alan birbirine etkiyen değişen değiştiren süreç girişimlerini daima görünmez bir tanımlılıklar bütünü olan koruma avatar kalıplarıyla, temastı ilişkileri sürdürecektiler. Bu avatar kalıp sosyal toplumsal yapıta geçişlerin dönüştüren seçme ayıklama kriterleridirler. Söz gelimi toplumun demokratik bir ilişkileniş biçimi halka aynı şiddet veya yeğinlikte geçemezdi. Çünkü halkta üretim ilişkileri gibi bir nedense belirleyen değil, konusu özne ve özel olan öznel belirlenimli kişiler sağlyıştılarıyla (gelir gruplarıyla) girişen bir belirlenimleri vardı. Bu yüzden buranın korunan yapısı da bu seçiciliği ile hoşgörücü olacaktı.

Sosyal yapılarda öznel ve nesnel belirlenimdirler. Ancak sosyal yapılar iki boyutlu değerlendirilirse anaot katot bazında anot poztif (nesnelci) bir tanımlama, katod daha bir öznelci tanımlanma olursa, katot girişmesi ve etkimesi daha fazla olan, anodu da büyük oranda katoda götüren bir özne, özel oluşla, öznellikti yapıdırlar. Toplum da anod zaman süreci daha fazla olan, katodu da büyük oranda anod zamana götüren süreç olmakla daha belirgindir.

Oysa millet, ulus, toplum adiyetliği gibi genel avatar belirlenimler, bu iki boyutlu zamanı en az üç boyutlu düzlem olacakla işlev eştirirler. Dıştan avatar kalıp iki boyutlu zamana bir üçüncü boyut değiştireni gibi eklemlenir. İstenildiği gibi iki boyutun gerlim değişmesini anaot katod durumlara götürür veya ortalama bir referansla bu alanların düzenli gerilim akım çalışmasını sağlar.

Devamını Oku
Bayram Kaya

İnsanlığın, ittifaklar girişmesiyle ortaklaşa olanın paylaşım bağcı olan tutumları; ortaklaşa olanın ilişkin düzenlenmesi de, yavaş yavaş ortadan kalkıyordu. Bu ortaklaşa paylaşım şekli, herkes için (o sosyal birliğin üyelerine dek) : hayatın idamesi içindi. Şimdiki (ittifaklar dönemi ve sonrası) paylaşımlarsa, ortaklaşa olanın paylaşımına hiç benzemiyordu.

Araya zaman mekân süreci girmiş, ilişkiler değişmişti. Değişen ilişkiler ortaklaşa olanın paylaşımını da zorunlu değiştirmişti. Değişen ilişkinin zorunlu yansıması da yine bir paylaşımdı. Şimdiki paylaşım: eski paylaşım gibi sırf aitti üye olmanın paylaşımı değildi. Yine tüm klanın, bir totem kardeşler olmasının da paylaşımı değildi. Ha keza, tüm sosyal birliğin tek bir aile olmasının da paylaşımı değildi. Böylece sosyal birlikti ortak güç olmanın da bir paylaşımı olmayıp, aksine; “muhtaçlığın yardım almasıydı”.

Şimdiki paylaşım, tek yanlı bir yardım belirmesi içindeydi. Şimdiki paylaşım yardım alanlar hayatını sürdürsün diye değil de, muhtaçlığın boyun eğişiyle; hırs olacak eğimin kontrol edilen bir paylaşımdı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Belekten bez bulundu
Elekten de toz
Şairliği oldu tebarek
Sarındı büründü
Mumya mısın be mübarek

Devamını Oku
Bayram Kaya

Gönlü hapishane olmuş insanlar
Özgürlüklere mapusluk çiziyor
Hey gardiyan!
Hey efendiler!
Tutuklusunuz
İçiniz zindan, dışınız tarz

Devamını Oku