Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

6-]Başlangıcın ittifakı toplumunda, halkın bireyleri eli ile topluma katılımıyla çok güçlü bir sirkülasyon alanı yaratılmıştı. Bu aşamada, üretim alanı sadece üretim alanı kalırken; halk, tüketim alanı cazibesi olmuştu. Böylece halkın var oluşu ve devam etmesini süreç etmişti. Artık kimi toplumsal girişmelerin içinde, halkın müdahilliği de, sağlanmıştı. Ancak zihin devinmesinin Güneş sistemli birlik ekseni uzay zaman düzlemi içinde; üretim ve tüketim alanları aynı yer olacağından bahisle; burada halk yoktur.

Halk, ya dünya ölçeğinde kendi kaderi ile baş başa bırakılacaktı. Ya da seçme ayıklama kriterlerince içselleşen zaman zemin boyutlu işlev kuant paketlere dönüşüp, kişi içtenlikçe organizasyonlarla da süreçlere katılacaktı. İkisi de olası, ikisi de mümkün ve yürür de olabilecek durumdur. Eğer dünya da yaşamı uygun olursa, Dünyada kalma olasılıkları vardır. Çünkü gelecekteki o günkü şimdiki zamandaki Dünya da; artık eski insanlık Dünyası değildir.

Bu yüzden halk, karmaşık olandan daima geri düzlemlerin meftunu ruh taşıyan, ilişki düzen tikelcisi olanın kolaycılığına kaçar. Yani organize olup, işlev eşip, gelişip olgunlaşıp, şebeke ağ ilişkisini taşımak istemezler. Yeni sorunlarla, yeni sorumluluklar almak yerine; kendi kararlı, istikrarlı, yalın düzenlerini bozmaktan hep kaçınırlar. Bunun için halk hep, ilkteki aşamalar içinde kalan düzlem pozisyonlarına çekilmeli oluşla, gel git eğilimli olmuşturlar.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Tabu, fetişti duyguların dışta size haz ve elem duyguları olurla nedense bir algı gibi yansıması duygusudur. Şeylerin öyle olurlusu, tabunun kaynağıdır. Totem tabu algılardan kaynaklı ortaklaşan aitti çekim algısı olacakla; somutlaşışla, kurallaşışla, kaidelersen kimlikti klan kardeşliği ilkeleridirler. Totem düzenleyen ilkedir. Tapınaktan öncedir. Tapınma daha sonradır. Totemin kaide ve kuralları tabulardır.

Tabu ve totem toplum öncesi sosyal hayatın bir gerçekliğidirler. Toplumsal yapılar içinde bin bir kılığa bürünmüştürler.

Tabu ve totem o aitti grubun ya da klanın ata soy totem kardeşliklerini belirler. İlk kardeşlik sosyal bağ dokusu, totem kardeşliğidir. Ortada henüz sütkardeşliği, ilanen kardeşlik, cinsel yolla kardeşlik, evlilik yolu ile kardeşlik, biyolojik kardeşlik gibi anlama ve tanımlar hiç yoktur.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Başka yazılarımdan da belirttiğim gibi, kişi kendi iç isteklerini, iç irade ve bilincini, dışarıda belli bir uzak noktaya alır. Bu nokta, sizin bu içti istemlerinizi tekrardan size doğru ve keyfinize göre dönüşle yansıtan, kişilerin ve sosyal yapının istediği gibi söyleşir olduğu, totem yapılanmadırlar.

Putun saygılanması bu doğru tahminlerin yararlı yararsız kalmış olan eski uzantılı çoğu rehber olan aktarımdırlar. Değilse, kendisine fayda ve zarar vermez olmasının anlaşılması değildir. Put, insanın kendisine yabancılaştığı yerde ve sosyal yapısına, toplumuna bağlandığı noktalarda belirir.

İslam’ın kutsal kitabı da, o günün insanlarının put saydıkları nesneleri, Allah saymadıklarını biliyor ve ifade ediyordu; ‘Saygıladıkları nesneleri belki bizi, Allaha yaklaştırırlar diye aracı kılıyorlardı’ söyleminin açık vurgusu ile bunu belirtir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

10-]Bugünkü anlamla, “insan” sözcüğü; ittifak öncesi sosyal yapıların, sırf kendi bencilliğinden ve kendi toteminden başlattığı bir anlama, olmaları kaçınılmazdı. Eğer o dönemlere bir insan olma kavramı atfedeceksek(!) böyle bir ortak tanımlı lığı, her bir sosyal komün birliğin kendi totemi, anlatıyordu.

Her bir sosyal birliğin kendi totemi, kendi insan olmasını tanımlıyordu diyebiliriz. Kendi totemi aitliği olanların dışındakiler, bugün bizim anladığımız manada bir insan oluş tanımı içinde değildiler.

O günlerde olmayan insanlık kavramı, her totemi aidiyetin kendisini ifade ediyordu. Veya biz bunu böyle anlamalıyız. Bizim bugünlerde “insanız” derken, tanımladığımız aitti oluşmanın ve bencilliğin, merkezinde; o günlerin insanı “kendi totemi aitliklerini” anılıyorlardı. İttifak içinde de bu anlayış bir süre böyle sürdü gitti.

Devamını Oku
Bayram Kaya

11-]Böylece birbiri ile girişemeyen her bir etnik totemi aitlikler, girişmelerini “insan olma”; “insan olmanın tabu kültü” üzerinde meşrulaşmanın birleşilmesi; “insan olmayla aitleşen totem kültürüdür”. İnsan kavramı yaratılmasında; can kan gibi her biri bir totemi aitti tanımlatılmalar; insan birleşimi içinde ve her biri bir totemler sureti olmanın sembolik harmanlanışla, ilk insanın tasımsa varyasyonu, ortaya konacaktı.

Biyolojik insan dünyaya geleli yüz binlerce yıl olmuştu. Ne var ki sosyal insan; sosyal kültürlü girişen insan; tarihte ilk kez buluşup giriştiriliyordu.

Her bir grubun bir temsilcisi olan ilah ve ilahelerin özelliği; yaratılış kavramıyla, insan ruh ve suretinin üzerine konmuştu. Gayri, insanın bir özelliği ve güzelliği İnannadansa; insanın zekâ ve bilgeliği de Enkidendi. Ve dahi insanların görünüşleri de, Andandı, yani Anunnakilerdendi vs. Artık bir “insan” çok özellikli ve çoklu düşünmenin kültürüydü.

Devamını Oku
Bayram Kaya

29-]Cinselliğin özelleşmesi de evlilik dediğimiz seremoni akdini ortaya koyacaktı. Siz evlilik ilişkisini sosyo toplumsa olanın boşluklu ve tanecikli alanı içine nesnel ve zorunlu olarak atıyordunuz. Çünkü üretim ve tüketime dek paylaşım ilişkiniz sizi zorunlu olurla bu noktaya getirmişti. Evlilikler, biyolojik yolla çocuğun sizden olmasının, olabildiğince garantisini size vermekteydi.

Evliliğin nesnelliği yanında bir de öznelliği vardı. Bu öznellikler evlenilecek kişileri seçme aşkı, kişiye kavuşup kavuşamamaktan ötürü aşk duyma, mantık evliliği, para gücü ile parası olmayanları mal gibi sahiplenme, başlıkla satma ve satılma. Düğün, kına, vs. vs. gibi öznellikler, nesnelliğin yanında bir ilinek ve araz olmaktan öte bir şey değildirler.

Burada şunu iyice kavramalıyız. Miras edinme ve miras bırakma ve mal sahipliği üretim ilişkinizin bir yansıması olacakla size üretim yaptıran bir şevk ve girişme olacakla yansır. Bu tutumlar nesnel olan, rekabetçi olan, hırs olan bir üretim girişmesini başlatan, nesnel ve somut girişmedir. Evlilik, kurum ve kurumsallık ilişkisi olurla, üretim ilişkisi içinde düzenlenebilir gerçekliğe sahiptir.
22-Öznelliklerimizi, sosyo öznel bilince dek boşluk alanların içine nasıl aktarırız?

Devamını Oku
Bayram Kaya

30-]İlinekse olan, (beyazlığın sütte ve çiçekte var olması gibi) nasıl kendisine var olmak için yaslanacak nesne bulursa; at sineği de, dönen değirmen taşı gerçekliği ile çevirmeyi kendisinin yaptığı görüntüsü verme ile güçlülük imajını sağlamak için sineğin dönen değirmen taşı gibi bir gerçekliğe, her zaman ihtiyacı vardır. Oysa güçlülük her durumda (değirmen taşı olsun olmasın) akan bir enerjidir.

Analık babalık özelleşen ilişkilerin bir yansımasıdır. Giderek yeni sistem içinde arka olma, sigorta olma gibi temel ilişkinin parça ilişki üzerinde saçını süpürge etmenin drasmatizasyonuna kadar dönüşecek bir sosyo sanal gerçeklik olmaktadır. Sosyo komündü sistem, mülkçü sistem içinde bütünün sosyal birlik bilinç yükümlerini parçalara tevdi ederek, sistem bilincini parçalar üzerinde ortaya koymasıdır.

Eskiden bütünün yaptığı genel sağlananlar; şimdiki özel mülkiyetçi sistemle; bir anlamda herkesin kendi başının çaresine baktığı sağlatanlar olmuştu. Bu başının çaresine bakma içinde çıkanlardan birisi de evlilikti. Evlilik, bütünden gelen sağlananları; artık parça ilişki olan evlilik üzerinde oluşla sağlatılır yüküm edilen bir boyut zaman durumdu.

Devamını Oku
Bayram Kaya

8-]Her bir gurubun ve temas eden grupların bilgisi; kendi zaman zemin düzlemi içi devinmesiyle, mesleki olan kadarla, sınırlıydı. Bu nedenle birbirine göre, birinin diğer tür üretimleri bilmez olması kaçınılmaz olacaktı. Farklı olan grup uzmanlık ürünlerini hediyeleşmeyi (hediyeleşmenin nasıl başladığı giz kalışla, ezoterik ve olasılıklarla yüklüdürler) akıl ettiler!

Süreç, iki ayrı bölgenin kesim yeri olan, ortak kabulcü sınır noktaları üzerinde ki yerlere yine totemi söylem meşrulaşmasıyla gelip kendileri için konmuş olan hediye sunuları alıp, karşı grup için olan kurban hediyeyi orya bırakıp gitmek biçimindeki uzaktan temaslarıyla, ilk temas eden girişme sürecini başlamıştılar.

Hediyeleşmeler alanı, temas edilmenin yeri olan kutsal buluşma noktaları, tapınaklardı. İçine henüz tanrılar bilinmediği için; zaman bu olgunluğu ortaya koymadığı için; tanrılar konmamıştı. İçine tanrılar konması sürecine daha çok vakit vardı. Tapınakların daha sonraki hediye ve sunak yerleri olmaları da bundandı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Ben bağır, sen çağır
Olsa da anlaşılması ağır
Yasayı kadim
Ayrılıkla olmamalıdır nadim

Harfi anlam cümlededir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Hiç değilse sınıflı toplumsal yapıya dek, totemizm bir din değil, totem de bir tanrı değildir. Tabu ve totem ilkte kapsar bir ulam oluşla, hiç bir zaman bir din değildir. Neden? Birkaç tanesini hemen söyleyeyim. 1-İlahi bir söylem ve hitap olmamakla totemizm asla bir din olmadı. Evet ritüelleri oluştu saygılamaları oluştu ama imanı hiç oluşmadı. Zaten o yapı aitliği ile doğup, şehadeti istennezdi.

2-Tabu ve totem sanı kanılardan da oluşsa da, bu sanı ve kanıların kaynağı, insan ve insanın doğal çevresinden gelen nesnelliğin; insan düşüncesin içinde yansıtılmasıdırlar. Böylece dini sanı kanıdan ayrılırlar.

3-Sosyal birlikti etnik totemi dönemler, dinlerin vaaz edeceği hiç bir ortam ve zemin ideolojisini, içermezler. Bu neden ile dinlerin seslenebileceği bir alan değildirler. Yani dinlerin bu dönem içinde söz söyleyebileceği hiç bir argüman ve ideolojik tabanları bulunmamaktadırlar. Bu yüzden dinleşemezler.

Devamını Oku