Bazı yaralar dermansızdır; onları sadece sevgi iyileştirir.
O sevgi de, o an etrafındaki hiçbir insanda yoktur. Eğer olsaydı, insan o hâlde bu kadar çaresiz kalmazdı.
Evet, her insan sever; hatta herkes "Çok sevdim." der.
Ancak gönle dokunup ruha işlenen sevginin sahibine, gerçek seven diyebiliriz.
Yoksa ben de düşmanıma, "Seni çok seviyorum." diyebilirim.
Hatta tiksindiğim bir şeye bile hiç çekinmeden, "Seni seviyorum." diyebilirim.
Neden gücüm yetmiyor seni ikna etmeye değil de,
seni bırakıp gitmeye?
Gönül harabe, hayaller bitkisel, umut can çekişiyor; yine de kalbim “sen” diyor.
Gerçek sevenler için vazgeçmek kolaydır da, unutmak imkânsız.
Onlar ilahi bir kudretle bağlanır birbirine, ayrı olsalar bile.
Sen “unuttum” der susarsın, ben “unutulmaz” der yazarım.
Herkesin bin hatırası var, benimki bir o da herkeste olmayan ölümsüz bir sevda.
Şafaktan önce benden söken, güneşten önce bende doğan, geceden önce üstüme çöken, ruhumla nefes alıp yüreğimle acı çeken, benle uyuyup da benle uyanan bir hatıram var; adı sevda.
Sevdiğim uyusa, uyanıp da benden gitse, hatta bana bir daha hiç dönmese de, o hep benledir.
Kovsam, kavga edip kırsam, haksızlık etsem, hatta ona acı vermek için haddimi aşıp ona hakaret etsem bile, koşacağı tek yer yüreğimden başka bir yer değildir.
O ne kadar çirkinse bana benzer, o ne kadar güzelse ben ona benzerim. Çünkü onu yaratıp yaşatan benim.
Huzuru seninle bulacağımı düşünmüştüm.
Sonra anladım ki insan bazen huzuru ararken, kendi içindeki bütün limanları terk edip huzursuzluğun yakasına yapışıyor.
Seni suçlamıyorum.
Çünkü insanı yalnızca insanlar değil, içinde yaşadığı çağ da biçimlendiriyor.
Mutluluk ile özgürlüğün birbirine benzeyen ama aynı olmayan iki yüzü vardır. Özgürlük insanı bireyselleştirir; mutluluk ise bazı şeylerden vazgeçmenin değerini öğretir. Sevginin gücünü sadakatte, sadakatin anlamını ise sorumlulukta bulursun.
Min gelek bihar dîtin li min bûn payîz.
Min gelek payîz dîtin li min bû zivistan.
Ez gelek caran di tîrmeha çilê garma havînê de qefilîm.
Lê belê, bihara dilê min her tim tu bû.
— Bawer Bager
Evîna me wekî erdnîgarîya Welatê me bû; hemû alê wê bi kul û birîn bû.
Wekî zimanê Kurdî bû: pir şêrîn û bedew bû, lê zarokên wê pê nizanî bûn.
Qasî Azadîya KURDÎSTANÊ pîroz bû; qasî navê wê qedexe bû.
Di nav xewn û xeyalan de, hêvîya wê bedew dibû; hesreta wê wekî agirê Newroz li ser dilê me bi şev û roj geş dibû. 🌄🕊
— Bawer Bager
Beklediğim durağın rayları pas tutmuş olabilir.
Tren gecikmiş olsa da,
hatta raydan çıkıp kaza bile yapmış olabilir.
Bu, şu anlama gelmiyor: Aynı durakta seni beklemekten vazgeçmem gerektiğini.
Şimdi sen onarsan, rayları tamir etsen, yüreğini iyileştirmeyecek yara yoktur.
Hasretin yolu, ayrılığın kavşağı kadar uzun değil.
Tu dibêje qey Rojên reş bê dawîne mirovan bi şev û roj difetisîne.🌄🕊
Bawer Bager
Ruhuna Yük Olmayın
Bedenleri yorulmuş insanların ruhuna yük olmayın.
Onlar, ayakta durabilmek için bile güçlük çekiyorlar.
Bir de siz, dostları olarak onları yıkmayın.
Belki bir gün siz de, ruhunuzu bedeninizden ayırmak isteyecek kadar yorulursunuz.
Emin olun; sizi en çok, o gün onlar anlayacak.
Seba dilekî razî bike, mirovatî dev ji dilê xwe berdide.
Dilê ku seba kêfxweşiya dilê te neşewite, çima tu derdê wî ji xwe re bikî bar?
Warê ku bi xewn û xeyalên we xwe nexemilandibe, konê evîna xwe lê venegrin.
Çawa ku warê hûn lê birçî dimînin, hûn seba nanê xwe jê diçin; dilê ku dilê we li ber deriyê xwe tî û birçî dihêle, jê xewn û xeyalên xwe barkin, heta ku rê tên ber we herin û carek din lê venegrin...
Bawer Bager




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!