Bugün bir şeyi itiraf edeceğim sana:
Kendimi çok kandırdım.
Yüreğime çok ihanet ettim,
duygularımı çok aldattım.
Sana benzemek için uğraştım,
İnsan en çok kendinden uzaklaşınca Tanrı’yı kaybeder;
kör gözlerin renkleri ayırt ettiği gibi,
kulakların güzelliği gördüğü gibi
ve insanların hiçbir zaman kendisindeki kutsallığa erişemediği gibi.
En çokta kendi hakikatini kaybeder.
Kevê min, min nizanî bû dilê te hewqasî biçûk.
Tu wekî jiyanê mezin bû, îro jî dilê te yê biçûk bûye,
sebra mirinê... Malê li min xera dikî.
Çavên felekê birije
kevê, dilê te ji sînga te derxistîye û
Ne kadar doğruyu söylediysem, hiç kimse beni duymadı.
Ben de bağırarak konuştum.
Sonra, kulaklarını hakikate kapatanlar dönüp bana: "Niye bize kızıyorsun?" dediler.
Oysa ben kimseye kızmıyordum; yalnızca sessizliğin örttüğü hakikatin sesini yükseltiyordum.
Bawer Bager
"Ne için koştuğunu bilirsen yorgunluktan bitkin düşsen bile hedefine kavuşursun."
Bawer Bager
Sana gelen sokakların hepsi çıkmaz olsa da, beni sana getirdikleri için çıkmaz sokaklar değiller. Çünkü sonunda sen varsın. Yürüten de sensin, bekleyen de. Kudretine şükürler olsun.
— Bawer Bager
Ateş, sen ne kudretli şeysin; enerjiyi kendine ait sanırsın, suyu, havayı ve güneşi unutursun.
Su, sen kendini kusursuz sanırsın; toprak, ateş ve hava olmadan anlamsızsın.
Hava, sen kendini çok güçlü sanırsın; suyu unutarak.
İnsan, sen kendini her şeyden üstün sanırsın; topraktan geldiğini unutarak.
Toprak da kendini üstün sanır; güneşi, suyu ve havayı unutarak.
Kadın da kendini doğumla üstün sanır; mayasının erkekten geldiğini nasıl unutur?
Li çîya tirsê mala xwe li pişta mirinê kir û rewîya çû ji ber Mêrxasa.
Bawer Bager
Li ser pişta mirinê ez te bi dilekî şikestî dijîm
Tu bi gotinê xelkê min dikuje.
Haca te ji min tune ye ez bi hesreta te li ber derî yê hêvî ya hatina te kal bûm.
Min meke parsekê xewn û xeyalên xwe bese vere.
Bawer Bager
Biraz sonra bir sonbahar akşamı olacak; üstelik tam ilkbaharın başında, Newroz’un yaklaştığı mart ayında.
Birileri sevdiğini bırakıp gidecek. Bazıları yatağında eşini, bazıları annesini, bazıları babasını bırakıp gidecek.
Kimisi de beşiğinde emzirdiği çocuğunu bırakıp gidecek...
Bunların çoğu, ölmüş olarak aramızdan ayrılanlar olmayacak. Çoğunlukla sevdiklerini yaşarken öldüren, onursuz ve yüzsüz insanlar olacak.
Ve geride kalanlar için bir daha hiçbir zaman mevsim bahar olmayacak.
Ölümün ayrılık olmadığını bilen insanlar, gidenleri ölü bilirler. Çünkü onlar onurlu yaşamı hak etmiyorlar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!