Kerbela’da zulme karşı durmuşsun
Hak yolunda baş koyup can vermişsin
Mazluma umut olup yürümüşsün
Şah İmam Hüseyin aşkın rehberi
Şah İmam Hüseyin hakka zaferi
Dost bildiğin nice hançer vuruyor
Yüze gülen herkes yâr mı sandınız
Kimi kuru lafla meydan kuruyor
Her bağıran yiğit er mi sandınız
Kara duman çökmüş gönül dağına
Sara düştü karanlık bir yoldaydı
Derman bulmak için umut dolaydı
Onun bakışı Allah'a ayandı
O yılmadı hep güçlü kaldı Sara
Kadın dedin mi,
yollanmış şarap gibi olmalı,
kırk yıl bekleyecek kadar asil.
Kadın dediğin mahzende bekleyen bir sırdır
vakti gelmeyen her yudum insana zehirdir
Sakın ha,
Benim seni sevdiğim kadar sevme…
Bu sevda bir yangın yeridir,
Ben alışığım küle, kor’a,
Senin yüreğin dayanmaz bu ağırlığa.
İpek şalvar nede güzel yakışmış
Sarı saçlarını tel tel taramış
Uzun saçlar ince belinden akmış
Ah öldürdün beni şalvarlı gelin
Görmedim ben böyle nazlı bir peri
Harmanda,
saman tozu yutmayan
nerden bilsin
ekmeğin kıymetini…
Avuçlarında nasır olmayan eller
Tarih otuz Ekim bin dokuz yüz on dört
Rus,İngiliz, Ermeni, Kafkas, Kazaklar
Erzurum Sarıkamış Köprüköyü kuşattılar
Çocuk kadın ihtiyar demeden bir bir katlettiler
O hal ilan etti Baş Kumandan Kazım paşa
Beyaz,
yalnız bir renk değildi o gün…
Beyaz;
nefessiz kalan dualardı,
donmuş zamanın kefeniydi.
Sarı kız,
güneşten ödünç alınmış bir gülüşün vardı,
bakınca yaz olurdu içim,
dokunamasam da ısınırdım.
Saçların




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!