Sırtını duvardan başkasına emanet etme,
Gönül bu— kırılır, dağılır, dağ olur bazen.
Bir bakarsın sevda el olmuş,
Bir bakarsın dost, yalanın kolu olmuş.
Ne gün doğar sensiz, ne de gece biter,
Ez nizanım, hevalê min, çima ev dil bêarami ye
Ew evîna min cane min e, lê niha di nav xeyalî ye
Ez li te digerim her şev, wek şemalê ku rê winda kir
Dilê min bi navê te ve girêdayî, di nav şevê reşî ye
Tu bûyî ronahîya min, niha ji min dûr ketî
Dilê min bi te re şevên bêdeng e
Gul û hest di çavên te de reng e
Ez di xewna te de her dem digerim
Hêviyên min bi te re nû deng e Evinâ dilân
Nakarat
Yoluna düşmesin yalan ey Evlat
Doğruluk en güzel yoldaştır Evlat
Eğrilme bükülme sert rüzgâr esse
Hak olan yoldan da ayrılma Evlat
Yalanın gölgesi düşmesin yola
Düşerken dalından kırılmış gülüm
Sensizlik içimde yangınla zulüm
Her yerde kokun var her şeyde hüzün
Ne kadar zor imiş evlat acısı
Gidene seslendim dönmedi geri
Ey Adıyaman,
dağlarının gölgesi uzundu bir zaman,
insanın sözü ağırdı,
ölüm bile edeple gelirdi kapına.
Şimdi sabahlar eksik uyanıyor,
Ey aşk…
Sen nelere kadirsin
Bir bakışla dağları yerinden oynatır,
bir susuşla denizleri kurutursun.
Kalbi, göğsünde atan bir kuş olmaktan çıkarır,
Ey dünya…
Umurumda değilsin.
Ne verdiklerinle övünecek kadar
hafifsin gözümde,
ne aldıklarınla yıkacak kadar güçlü.
Ey gönül…
Bu dünya alkışla kandırır seni,
kalabalıklar içinde yapayalnız bırakır.
Bir beşik sallanır sevinirsin,
bir saç örgüsü okşanır,
gelecek sanırsın…
Selatü selam getirdim
Gönlümde aşkın bitmedim
Adını aşkla dizedim
Ey iki cihan sultanı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!