I.
tanıdıktı tüm yüzler
yıllar öncesine uzanan
gülüşlerin sıcaklığında
II.
Gidişinle,
Kaldı ayazda sorular...
Hani,
Hiç bitmeyecek ti!
Sevmeyecek ti gönlün kimseleri!
Hani nerde,
10. Bölüm
Yeni güne uyandığında; boş duvarlarla selamlaştı. Sessizlik hâkimiyetini kurmuş, canı sıkkın bir şekilde yatağından kalkıp salona geçti. Bir gün öncesi yanında uyandığı Elvan gitmişti. Uyurken izleyip mutlu olacağı kimsesi kalmamıştı. Mutfak tezgâhının üzerinde duran çaydanlık bile gözüne kötü görünüyordu. Elvan’ın gidişinin üzerinden 24 saat geçmişti ve bir haber alamamıştı. Birçok kere telefon açtığı halde, telefonun kapalı ve ulaşılamaz durumda olduğu cevabını duydukça daha çok sinirleniyordu.
Oturduğu ev bomboştu ve sade döşenmişti. Dışarıda hava tüm sıcaklığıyla kendini hissettirmeye başlamış, istemeyerek olsa bile, kahvesini hazırlayıp pencerenin yanındaki koltuğuna geçmişti. Eline telefonunu alıp, son arananlardan Elvan’ı tekrar aradı. Telefon çalıyordu ama açan yoktu. İyice meraklanmıştı. Bir sigara yakıp, kahvesini içerken dışarıyı izlemeye koyuldu.
11. Bölüm
Son konuşmalarının arasından 2 gün geçmişti. Elvan sonra konuşuruz demiş ama hiç aramamıştı. Ne yapıyor acaba diye düşünüp kendini içten içe tüketirken, Akşama kadar aramasını bekleyip, yoksa kendim ararım diye düşündü.
Üzerini değiştirip dışarıya çıkmak için hazırlandı. Sokağa çıktığında öğleden sonrası sıcağının yüzüne vuruyor olmasını umursamadan, çalışmış olduğu şirkete doğru yola çıktı. Yıllık izinliydi ve izninin bitmesine 3 gün kalmıştı.
Aslında yüreğimin sesiydin
Sadece senin duyabildiğin
Bugünlerde çok sesliydim
Sensizliğin sona ereceği günler içinde
Bir volkan içimden taşıp giderken
yaşamak değil
senliğin varolduğu bir yerde
sensiz doğan günlere merhaba diyebilmek
adı koyulmamış bir yalnızlığı
yaşıyor insan
Mutluluğu yakalamak, ulaşamamak
Nasıl bir kavram ve çelişki
Özlemek delicesine, tat alamamak
Eller bağlı, yürek kenetli
İstekler özgür, kalp direnişte
gözlerinde hüzün,
dudaklarında eski bir düğüm,
dile gelmeyen kendince...
ateş tutar ellerim.
uzarım yanından,
Yine aynı kadınlar
Hani şiirlere misafir olup
Gitmek bilmeyen davetsizleri diyorum
Geçmişler sınırı
Kelimelere sığmayan bir göç yaşanıyor
Bilinenin dile gelmezliği zırhına doğru
Gecenin bir yarısı
Kulaklarını kemiren bir ses
Çokça tanıdık çok eskilerden
Duymak istediğin duyamadığın o tını
Hükmederken beynine
O an dünya yoktur




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!