Yalnızlığa çekiyorum
En kalabalık hallerini
Ve yüreğimde üşüyen bir şiir
Büyütüyor kendisini sıcaklığına sarılarak
Gözlerin düşüyor gecenin karasına
Uzaklardan geliyorum
Nasıl bir sessizlik nasıl bir tarifsizlik
İçimde ayaz vurmuş güneşsizlik
Şiirlere bölünüyorum
Şiirler dökülüyor sensizliğin içine
Okursun bir şiiri
Yüreğe düşen bir damla
Sıcaklığı vurgun
Soğukluğu durgun
Ne dile gelir
Ne içeriği
Geçen zamandı yâda geçmeyen
Biraz burukça çokça hüzün kokan
Adını sessizlik koyduğumuz
Çok sesli insan kalabalıklarının içinde
Yitip gitmişliğiyle…
Sessizliğini bozup dururken gece
Bir kaçıştır senden ötelere
O denli düşüştür şiirlerden içeriye
Kitap arası boşluğu yüreğin
Ayraç kullanmaz düşler ülkesi yalnızlığın
Unuttuğum bir yürekle
Aşkın içinden çıkıyorum
Yalnızlığın sarmallığında
Dışarıda sahte yüzler
Mevsimlerin en çekilmezi kesilir
Gözyaşlarına koydum tabureyi
Urganı boynuma geçirip
Cellâdın son dileğin sorusuna
Gözlerinde sallandır beni diyebilmek için
Sen yüreğimin mevsimlerine açan yalnızlık çiçeği,
Hüzün dolu yaprakların süpürür gecelerimi...
Yeşermeden kurutulmuş düşlerini şiirler sulasın.
Sen yüreğimin rıhtımına demir atmış,
Kanadı kırık, fırtınalardan çıkmış yalnız martı...
Yalan oluyor çok şey
Aşk gibi
Ki aşk bilinmezliğiyle
Limon kokusu sabahlarını
Aydınlatırken
Şaşırtan güzelliğini




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!