İlâhî bir kudret gönlümden tuttu,
Kederi silip kalbime aktı.
Kaldırdı ayağa, yolumu açtı,
Dil sustu, kelâm sustu; ruhum konuştu.
Ey nazlı seher, bakışınla uyanır içimdeki gülistan,
Adını andıkça kalbim revân, dilim susar, gönlüm konuşur.
Sen bir nâzenin düş gibi düştün aklıma,
Ve ben, mecnûn misali, izini süredururum satırlarda.
Yüzünü görmedim belki,
Gel desen yollara düşüp gelirdim,
Bu mecnun yüreği elini verirdim.
Ferhat gibi dağları bile delerdim,
Yâr olur, can olur sararım seni.
Sen benim ruhumun yarım kalışı,
Kirpiğimin ucunda düşmesin diye tuttuğum damla,
Eşi benzeri olmayan, tek hecesiyle bile ömrüme değer katan,
Her nefeste sana varırım.
Bu kadar zaman sonra,
yine o ayrılığı haykırdığın yerdeydim...
İçim acıdı, sızladı derinden,
Hüzünlü bir çınlama vardı içimde —
Ben olayım,
Kalbinde gizlenen o sessiz melodi,
Yolunu aydınlatan sabah ışığı,
Ve en koyu karanlıkta bile yanan umut.
Hedefsiz, belirsiz yollara koyulmak,
Duyguları zirvede yaşamak,
Acıları sol yanıma sığdırmak,
Nefes almak için bir sebep…
Seni sevmek,
Sen olsaydın,
Bu kadar uzun sürmezdi geceler,
Saatler böylesine ağır işlemezdi.
Ay ışığı vururken pencereme,
Yalnızlığım değil,
Bazen imkânsızı istersin,
olmayacağını bile bile.
Canının yanacağını,
içinin acıyacağını bile bile,
ateşe uçan pervaneler gibi
Olmuyor işte, sensiz olmuyor…
Siyaha boyanıyor pembe düşlerim,
Elimde kalıyor kırık hayallerim.
Gözlerimde durduramadığım damlalar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!