Sana son bir sözüm vardı,
Anılarda hayalin kaldı.
Sevdan beni karanlığa saldı,
Kırdığın yerden sen de kırıl emi.
Bugün bir başkalık var bende.
Yağmur yağıyor yüreğimin her köşesine,
sanki bütün bedenim sırılsıklam.
İçimde tarifi olmayan bir umutsuzluk…
İnsanlık ölmüş diyorlar,
Gömülmüş vicdan,
Selası bile okunmuş.
Küçücük bir melek,
Çaresizce yollara düşersin, her adımda kocaman bir boşluk büyür içinde.
Ağlamak istemezsin, göz pınarlarından iki damla yaş süzülür.
Nefes almak istersin, boğazında bir düğüm vardır, yapamazsın.
Elinden bir şey gelmez, umutsuzca bakarsın ardından.
Nasılsın…
Aklımdasın yine,
Sessizce içimde yankılanan bir düş gibi.
Hiç aklına geliyor muyum?
Işıl ışıl parlayan bir sabaha gözlerimi açtım,
İçimde tarifi olmayan bir huzur vardı,
Çünkü gönlüme sen doğdun.
Ah, sen hangi duamın karşılığı oldun?
Vicdan dedikleri masala dönmüş, Merhamet dillerde, yüreklerde yok. Kim kimi ezer, kim kimi gömer, Bütün hesaplar çıkar olmuş.
Ne zaman bu kadar kaybolduk biz? Ne zaman insan, insana bu denli uzak? Bir tek gözyaşı sahiden samimi, Bir tek hüsran yalanı boğacak.
Ve ben… Kör düğümler içinde bir ses, Bağırıyorum yankılansın diye, Ama duyacak biri kaldı mı?
Yaşandı, güzeldi, bir solukta tükendi
Kor alevdi gönlüm, bir anda söndü
Yalnızlığı da geldi, avcuma verdi
Ölüm bile geldi, sen neredeydin
Hüzün çöker sessiz, bir akşam vakti.
Gökyüzü yorgun, kalbim de öyle…
Her şey sanki aynı, ama içimde bir şey eksik.
Kader, kulağıma usulca bir şeyler fısıldar —
Güneş ışıkları dokunur
Pencere pervazlarından odama
Huzuru getirmesini bekler yüreğim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!