Nasılsın…
Aklımdasın yine,
Sessizce içimde yankılanan bir düş gibi.
Hiç aklına geliyor muyum?
Işıl ışıl parlayan bir sabaha gözlerimi açtım,
İçimde tarifi olmayan bir huzur vardı,
Çünkü gönlüme sen doğdun.
Ah, sen hangi duamın karşılığı oldun?
Vicdan dedikleri masala dönmüş, Merhamet dillerde, yüreklerde yok. Kim kimi ezer, kim kimi gömer, Bütün hesaplar çıkar olmuş.
Ne zaman bu kadar kaybolduk biz? Ne zaman insan, insana bu denli uzak? Bir tek gözyaşı sahiden samimi, Bir tek hüsran yalanı boğacak.
Ve ben… Kör düğümler içinde bir ses, Bağırıyorum yankılansın diye, Ama duyacak biri kaldı mı?
Yaşandı, güzeldi, bir solukta tükendi
Kor alevdi gönlüm, bir anda söndü
Yalnızlığı da geldi, avcuma verdi
Ölüm bile geldi, sen neredeydin
Hüzün çöker sessiz, bir akşam vakti.
Gökyüzü yorgun, kalbim de öyle…
Her şey sanki aynı, ama içimde bir şey eksik.
Kader, kulağıma usulca bir şeyler fısıldar —
Güneş ışıkları dokunur
Pencere pervazlarından odama
Huzuru getirmesini bekler yüreğim
İçimde bir kasırga, dinmek bilmiyor,
Her anım harabe, yüzüm gülmüyor.
Sol yanımdaki acı bir an dinmiyor,
Sen söyle sevgili, ölüm mü kalım mı?
Özlem har olmuş, yakar.
Gözlerim derinlere dalar.
Tatlı bir söze can versem, ne çıkar?
Ölüyorum, sevdiğim, artık gelsene.
Gene çaresiz çırpınışlar sarıyor bedenimi,
Yağmur gibi döküyor gözlerim kanlı yaşları,
Yokluğun oturup kalıyor yüreğimin
Baş köşesine.
Bir sesin eksik boş odamda bu akşam,
Bir dokunuşun yok, içim üşüyor.
Kelimeler darmadağın,
Yıldızlar bile sessizce ağlıyor.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!