Aşk…
Yazmakla bitmeyen bir hikâye,
Her satırda duygular harmanlanır
ve dile gelir.
Ama yetmez hiçbir kelime
Bir Boncuk Hatun’dun,
avuçlarıma düşen...
Renkli hayallerin olduğunu öğrendim,
Buğulu bir bakışta saklı ışık,
Suskun bir tebessüm, kelimesiz bir şarkı…
Canı yanmış bir yürekte atıyor,
Her ritmiyle hâlâ umut fısıldıyor.
Buruk bir bayram sabahına
Gözümüzü açacağız gene,
Gülümsemeler biraz eksik,
Kokusu yarım kalan kahvaltılarda...
Hoşçakal, iki gözüm…
Bu gidişin sonu yok
Dönüş biletini almadım
Çünkü her adımım senden uzak,
Kök saldım yüreğine usulca,
Bir çınar gibi, sessiz ve sağlam.
Gölgemde büyüsün istedim gülüşün,
Bir tek yaprağına kıyamam.
Hangi ara geçti yıllar,
Hangi rüzgar savurdu beni,
Ne bir masal fısıldandı kulaklarıma,
Ne de saçlarımda bir elin izi...
Beni benden etmene,
Başka gönüle gitmene,
Benden başkasına meil vermene,
Söylesene, değdi mi?
Seni düşündüğümde
önce küçük bir kız çocuğu geliyor gözümün önüne.
Elinde pembe bir düş,
gözlerinde dünyaya hâlâ inanmak isteyen
Bir tarafda insanlar huzurun doruklarında yaşarken,
Bir taraf ızdırap, acı, yanğın içinde.
Çekilen çileyi, mutsuzluğu göz ardı edip, etrafa gülücük dağıtıyor,
Sorsan dünyanın en mutlu, mesut, bahtiyar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!