Ay Taşı Şiirleri - Şair Ay Taşı

Ay Taşı

Tren sesli ve soğuk ilerliyor
Kulağımda en sevdiğim şarkıların melodileri
Göğümün göğsünde senin hasretin inliyor.
İnsanlar birbirlerinin yüzlerine bakmıyor, hayata akmıyor ben de akmıyorum.
Ne zaman sağır bir sessizlik olsa, koşup göğsüne serilmek ve orada dinlenmek istiyorum ve göğsünü dinlemek.
Benimle konuşmaya çalışan herkesin ama herkesin sesi rahatsız ediyor beni, bir senin sesini duymak istiyorum, bir senin senin suretinin hüznüne gömülmek.

Devamını Oku
Ay Taşı

Sarı sardunyalar da soldu bak.
Oysa sen sarı sardunyaları ve tiryaki menekşelerini severdin.
Ahmet Telli'nin "Gidersen Yıkılır Bu Kent" şirini de...
Ben bu gün, sevdiğin kadına seslenirken titreyen sesinle, yıkılan tüm şehirlerin altında kalan benmişim gibi hissettim.
Meğer ben senin bir başkasına yazdığın her dizeyi kendi üzerime alacak kadar divaneymişim.
Simdi nasıl beceririm sana kalemimin artık seni yazmadığını göstermeyi.

Devamını Oku
Ay Taşı

Günlerdir gördüğüm, hasretini ve merakımı hârlayan rüyalarım; sonunda gönlümün tahammül şişesini kırarak beni yine senin bana kapalı, hiç bir zaman açılmayacak kapına getirdi.
Benim aptal kalbim, yine, yeniden senin hasretine yenildi.
Oysa sevilmediğimi de istenmediğimi de biliyordum.
Ama seni, sana dair herşeyi ölesiye merak ediyordum.
Bu gün bir kez daha anladım ki benim aklım; kalbimin ve ruhumun yanlış hissettiği şeyleri, yine yanlış yorumlayarak hastalanmış bir uzuvdan başka bir şey değilmiş.
Benim senin kalbine ve sana adadığım bu ömür seven değil; aptal ve hasta kalbimin kendi yangını ve kendi yanılgısıymış.

Devamını Oku
Ay Taşı

Hasretin, ateş gibi yağarken üzerime ve söndüremezken hiç bir yağmur iliğime düşen ateşi; senin gelmeyeceğini kabullenmek ve veda etmek zorunda kalmak ölüm değil de neydi?
Beni ayakta tutan kendi gücüm değilmiş; farkında olmadan, bir gün sana kavuşacağımın ümidiyle, hayatın içinde yürümekmiş beni ayakta tutan.
Tüm ümitlerim tükendi.
Sana gelen tüm yolların başını ateşe verdin, sana gelebilmek mümkün olmasın diye.
Sen beni sevmezken ümidimi diri tutan o his neydi?
Neydi beni g/özüne ve gönlüne divane eyleyen?Dizlerimde derman komayan, iliklerimi boşaltan neydi?

Devamını Oku
Ay Taşı

Bu gün garip bir şey hissettim içimde.
Ne bir tutunma ne bir boşluk adı konulmamış bir sarhoşluk.
Sekerat...
Aylardan sonra ilk defa uzun uzun baktım yüzüne, göz kapaklarını, şakaklarını, elmacık kemiklerini ezberletmeye çalıştım yine parmak uçlarıma ama nafile. Ne ben vardı, ne de bana dair bir iz.
Kalbimi yokladım, ince bir sızı garip bir sûkunet.
Sana dair bize dair ne varsa sekerat merhalesini geçmiş, ruhunu teslim etmiş çoktan.

Devamını Oku
Ay Taşı

Günlerin sıkılgan bakışları ve aslında bitmeyen işlerden sıkılmaya bile vakit bulamayışımın saçma paradoksu arasında bir günü daha tamamladım.
Yazmak daha da harlıyor demiştim içimden,
Yazmayacaktım artık.
Ne günlük tutacaktım ne de seni konu edecektim kalemime.
Hem ne işe yarardı göğsümü ortaya döksem.
Göğe baksam, ummana dalsam yeterdi.

Devamını Oku
Ay Taşı

Bu gün yine sızın düştü içime.
Denize çıkan sokağın solunda duruyorken.
Tahammül kadehim kırıldı birden,
Paramparça battı solumun derinine, kanadım usulca.
Solum kanarken, kelebekler uçuşuyordu midemin üzerinde, sonra göğsümün sızısı hafsalımda vuruyordu o kelebekleri.
Boğazım düğüm düğüm oluyordu.

Devamını Oku
Ay Taşı

"Aşk, marazi bir hastalıktır. " diyordu şair.
Bu günlerde iliklerimde dolaşıyor bu söz...
Dilini oynatmadan konuşmak,
Görmeden b/akmak içine
Ve isteyememek başka hiç bir kapı eşiğini,
Hastalık değil de neydi?

Devamını Oku
Ay Taşı

Bu gün çok önemli bir şey farkettim.
Çocukluğumdan beri korktuğum ve "Benim farkındalığım yüksek, ben bunu yaşamam. Bana falanca, filanca şeyi yaşatamazlar." Dediğim ne varsa hepsini yaşamışım.
Belki de "Yaşatamazlar" komutunu beynim "yaşatabilirler" olarak okumuş.
Anne karnından itibaren, annemin yaşadığı tüm baskı, korku ve sinir tahribatı gibi şeylerin hepsini; tüm hayatıma yaymışım.
Annemin, onun annesinin ve onunda annesinin sessizce yaşadığı şeyleri belki baş kaldırarak, hayır diyerek, direnerek ama yine de aynı şiddetle yaşamışım.
Hissetttiğim değersizlik hissi, adaletli fakat öfkeli biri oluşum, üzerimde haksız bir kısıtlama ve zulüm oluşunu hak etmiş gibi yaşamış olmam tüm bunların sonucudur.

Devamını Oku
Ay Taşı

"Öyle yoruldum ki
Yoruldum dünyayı tanımaktan" diyordu ya şair; işte bende böyleyim bu günlerde.
Herşeye gücüm yeter sanıyordum oysa
Oysa beni ne yıkabilirdi ki!
Herşeyi tek başıma yapmayı, hep Allah'ın rahmet kanadına tutunarak uçmayı ve minnet etmemeyi ve gerekirse sineye eyvallah çekerek, vazgeçmeyi öğretmişlerdi.
Ya da beni tüm bunları öğrenmeye mecbur bırakmışlardı.

Devamını Oku