Ay Taşı Şiirleri - Şair Ay Taşı

Ay Taşı

"Öyle yoruldum ki
Yoruldum dünyayı tanımaktan" diyordu ya şair; işte bende böyleyim bu günlerde.
Herşeye gücüm yeter sanıyordum oysa
Oysa beni ne yıkabilirdi ki!
Herşeyi tek başıma yapmayı, hep Allah'ın rahmet kanadına tutunarak uçmayı ve minnet etmemeyi ve gerekirse sineye eyvallah çekerek, vazgeçmeyi öğretmişlerdi.
Ya da beni tüm bunları öğrenmeye mecbur bırakmışlardı.

Devamını Oku
Ay Taşı

"Yaşamak istemiyorum" Bu söz ilk defa bu kadar derin yankılanıyor, göğsümün kubbelerinde.
Kime "kuzum" diye sarılıp kollasam, maskesi düşüveriyor ve kurt gibi saldırıp kemirmeye, tüketmeye başlıyor insanlığımı, iyi niyetimi...
Yaşamak istemiyorum!
Yaşam; kokuşmuş cesetlerle dolu bir mezbahane gibi tiksinç geliyor artık.
Bir de tüm bunları düşünürken, insan olabilmeyi, insanca yaşayabilmeyi ne kadar becerebildiğim sorusu içimi kemirmeye başlıyor.
Bu gerçekten yorgunluk mu, kibir mi?

Devamını Oku
Ay Taşı

Uzun zamandır gitmekle kalmanın yol ayırımındaydım.
Hani hep diyordum ya sana "Hangisine gitsem arkamdan ağlıyor diğeri, hangisi nereye götürüyor bilmiyorum. Belki ikisi de aynı yerde yani sende birleşiyordur. Yürüyen ben olduktan sonra başka ne beklenir ki" diye.
İşte o yolun neresi olduğunu öğretti bana sükutun...
Ne zaman seni unutma isteği gelse rüyalarımın ve ruhumun orta yerine düşüp, sanki ilk günmüş gibi yeniden yakmaya başlıyordu beni ateşin.
Hissettiğim onca şey sahte olamaz diyordum.
Sonra senin rüyalarının peşini bırakma deyişlerin geliyordu aklıma.

Devamını Oku
Ay Taşı

Yaram mı kanıyor
Yoksa kalbim mi anıyor senli günleri bilmiyorum.
Kusur gibi duruyor karşımda sana olan sevdam
Herkes bir yerlere yetişme telaşında, bense cesedimi terk eden ruhumu arıyorum köşe bucak.
Dönüp dolaşıp sana gelen ve senin aslında hiçbir zaman sevdalanamadığın ruhumu...
Ben seni mi, yoksa sende unuttuğum deli dolu ruhumu mu özlüyorum bilmiyorum.

Devamını Oku
Ay Taşı

Yıllar akıp geçti.
Ne sen geldin ne de ben cesaret edebildim soğuk duvarlarına tekrar çarpmaya.
Aklım ile kalbimin birbirini döverek, mahvederek geçip bittiği yıllar değiştirdi beni.
O çocuksu cesaretim, yerini uzun suskunluklara, duruşu dik gönlü eğik b/akışlara bıraktı.
Bana ait olmayana uzanan ellerim paramparça edildi.
Neler gördüm, sen başka eşiklere vararak beni bırakıp gittiğinden beri.

Devamını Oku
Ay Taşı

Ne kadar ümidim varsa yaşama dair öldürdüler bu bayram.
Köprü altlarında kimsesiz yaşayanların bile bir ümidi vardır özgür ve özgün bir yaşam adına...
Benim özgürlüklerim ise bir vitrinde bir sergiden ibaret.
Kalbimden başka hiç bir şey bana ait değil biliyor musun?
Bir tek ona el süremiyor, söz geçiremiyorlar!
Bana b/akanlar güzel bir suret ve janjanlı bir hayat görüyorlar.

Devamını Oku
Ay Taşı

Hayal hanemin en derininde rastladım sana dün gece.
Yorgun bir savaştan çıkmış gibiydin.
Bense özgürlük yolunun ilk adımlarını usul usul adımlamaya başlamış, sanki yeni yeni emeklemeye başlayan bir çocuk gibiydim.
Yorgun haline sarılmak istercesine açtım kapılarımı korkmadan, istekle ve cesurca...
Ama gel gör ki sen yine kapattın, aralık olan ve hiç bir zaman gerçek manada açılmayan kapını. O kapı sesi bir tokat gibi indi yüzüme.
Hiç bir sesi işitmez oldu kulaklarım.

Devamını Oku
Ay Taşı

Yoruldum ruhumun paradokslarından.
Unutuyorum, unutuluyorsun, akıp gidiyorum hayatın içine denize dökülen nehirler gibi.
Sonra bir şey oluyor, ani bir ürperti ruhumun kanyonlarında, kalbimde fütursuz bir çatpıntı ve boşalmaya başlıyor iliklerim.
Sesin yankılanıyor gönlümün göğünde.
Ne oluyorsa bilmediğim gönül gözümün gördüğü benim göremediğim, ruhumun duyduğu benim duyamadığım o sahnede, darmaduman oluyorum yine .
Aklımın ikna olduğu ve beni hayatın içinde bir hizaya soktuğu ne varsa yıkıyorlar kalbim ve ruhum bir olup.

Devamını Oku
Ay Taşı

Uçsuz bucaksız bir griliğin koynunda,
Sırtımda kırmızı pelerin, ayaklarımda ağır prangalar...
Sana çıkan her menzili, her kapıyı kilitlediyse bu eller,
Gönlümün eyvallahsızlığından değil, sevdama ördüğüm asalet zırhındandır.
Kelimelerin hırçın ok olup üzerime yağarken,
Bilmiyorsun arkamda uğuldayan o fırtınanın çiğliğini.

Devamını Oku
Ay Taşı

İnsanlar, zamanın içinde ölmüş fakat gömülmemiş vaziyetlerde yaşarken; ben beni her gömdüklerinde daha çok kök saldım sevdanın toprağına.
Ne yangınlarımı söndürebildi buz dağları,
Ne dağladıkları göğsümden bir damla sır akıttım avuçlarına!
Senden gayrı herkese kör; arz ile arş üzerindeki sırlara vakıf, kimi yerde âkil, kimi yerde yarı divane gezdim hep.
Sormadım sana dilimin ucuna gelen her ne ise.
Daralmasın diye göğsünün göğü.

Devamını Oku