Arif Taner Şiirleri - Şair Arif Taner

Arif Taner

Ne güzel bir şeymiş çocuk olmak, bulutların üzerinde olmayı düşlemek, oradan dünyayı her yeri seyretmek yanından geçen uçaklara el sallamak, evcilik oynarken gazoz kapağından yaptığın tabaklara çay tabağında pişirdiğin yemekten misafirlerine sunmak, yastıklardan yaptığın evinde bir kişilik yere beş kişiyi sığdırmak, sohbet ederken tatlı tatlı konuşmak, kızdırsalar bile arkadaşların o anlık sinirlenmek sonrasında kahkalarla gülümsemek, hayallerinin çok uzağındaki yerlere gitmek, babamın yaptığı kağıttan uçağı görünce çılgınca sevinmek neşeyle uçurmak, tahtadan tabancayla dünyayı kurtaran adam olmak, dünyayı kurtaran adam olarak mutluluk duymak ne güzel şeymişsin sen be çocuk olmak.
Yaşın büyüdükçe hayatı anlamaya başlarsın acılar dertler kederler ardı ardına gelmeye başlayınca çocukluğuna geri dönmek istersin dönemezsin, çocukken hep büyümek istersin, büyürsün, ah bir çocuk olsaydım dersin, dönemezsin.
Küçükken en büyük acıyı düştüğünde dizindeki kanayan yara zannedersin, büyüdükçe yanıldığını anlar acılarını gözyaşlarını kalbine akıtırsın kimseler görmeden. Kimse bilsin istemezsin yaşadıklarını acılarını, yaslanacak bir omuz ararsın hıçkıra hıçkıra ağlamak istersin o omuza dayanarak, yaslandığın omuzda bir dost ararsın, tanıdıkça dost bildiklerini en güvendiklerini uzaklaşır, yalnız kalınca gecelerde kimseler görmeden yaralarını sarmaya çalışırsın.
Dedim ya nede güzelmiş çocuk olmak, her sabahı gülerek karşılamak, en ufak bir şeyle bile mutlu olmak huzur bulmak

Devamını Oku
Arif Taner

Yaratılışta kimsenin farkı yoktuki diğerinden, herkes etten ve kemikten ve herkes değerliydi dünyaya gelmeden; kimimiz sarrafın elinde değer buldu, kimimiz değerliyken değerinden oldu. İmtihan dünyası ya bu yalan dünya, şimdi kalk silkelen ey nefsim, bak hayat devam ediyor,
Ne diyordu Hz.Mevlana; Halıya vuranın gayesi halıyı dövmek değil tozunu almaktır, niye kederleniyorsun? Rabbin üzerindeki tozunu alıyor. Vesselam.

Devamını Oku
Arif Taner

Arif derki;
Eskilerde ecdadımız,
Güzel söz, kelam, nasihat duyunca, önce anlar, kendinde sindirir, yaşar, anlatırlar ve bugünlere eser bırakırlardı.

Şimdilerde ise bizler,
sadece paylaşıyoruz,

Devamını Oku
Arif Taner

Bitirdin bendeki tüm değerini,
Sevmiştim ben seni hemde deliler gibi,
Yıktın şimdi sen tüm değerlerimi,
Al senin olsun herşeyim elveda sevdiğim.
Açtın yüreğimde derin bir yara,
Yaşadığımız herşey gitmesin dedim boşa,

Devamını Oku
Arif Taner

Dinini ayaklar altına almaya kalkarlarken,
Peygambere Allaha hakaret ederlerken,
Sahipsizmi sandı kefereler dini islamı
Sakın deme ne yapayım ey Türkün oğlu
Tüm bu değerlerin hepsi sana bana emanet.

Devamını Oku
Arif Taner

Bak oğul dinlersen bir kaç nasihatım var, akıl vermek bilmişlik değil benimkisi, sana verdiğim değerdendir söyleyeceklerim. Şimdi ilk sözüm nasihatım şudur oğul, herşeyden önce Rabbini tek bil, kitabını peygamberini dinini bil, sakın ha vatanını verme uç kuruşluk menfaata, ezanını susturtma, canını ver, ama bayrağını indirtip koz verme düşmanına. Emanete sahip çık, sakın hor görme garibi, elindekilerle yetin, başkasındakine aldırma. Bekleme kimseden birşey, şunu unutma hatırından sakın çıkarma, veren el alan elden üstündür. Fakiri garibi gözet hor görme itme, Allahtan uzak cimri zengini makam mevki sahibini kendine dost bilme, HasbunallahiveniamelVekil, Benim vekilim Allah de ve istediğini yalnızca Allahtan iste mert'e değil namerde bile muhtaç olma, Allahtan başkasına boyun eğme oğul. Alın terini unutma, alınterinden güzel kazanç yoktur, iş yaptırdığında zamanında ver emekçinin hakkını, sözünün eri ol, soysuz dedirtme kendine ve ceddine. Zulme boyun eğme sakın, zalimin hasmı ol. İdarecine itaat et, idare edenlerdensen eğer emrindekileri sakın ezme oğul. Büyüklerinin atalarının sözlerini iyi tut belle, her zaman hak dostlarıyla hakkın yanında ol. Dinini diyanetini iyi öğren, anlatanlardan değil, uygulayan yaşayanlardan ol, haramlardan uzak dur, çağdaşlık laiklik deyipte çağa zamana uyanlardan olma oğul. Seni her daim gözetleyen Rabini unutma, dönüşümüz tekrar ona, Allah'adır oğul. Bu can bu beden bize emanet, emanetine sahip çık emrolunduğun gibi dosdoğru ol oğul, sadece ağzı laf yapan Allahtan uzak yaşayan babanda olsa, sakın itibar etme oğul, hakkın emirlerini iyi öğren, dilinle elhamdülillah Müslümanım deyipde hakkın emirlerinden uzak kalma oğul. kalbinle özünle önce yaşa islamı, sonra anlat onu bilmeyen tüm insanlığa. İtin köpeğin yanında durma, dini Hakkı yaşayanlarla arkadaş ol, herkes arkadaşın olabilir amma, sen dostun tekini hasını hayırlısını hak yolunda olanını bul oğul. Düşene garibe sakın vurma, menfaatların için kimseyi kullanma kimsenin umudunu güvenini
kırma ekmeğiyle sakın oynama, sözünün eri ol hesap günü var sakın unutma oğul., Birgün ecel vuku bulduğunda hakka vuslat yakınlaştığında, azrail bize geldiği gibi sanada geldiği anda, alnın açık yüzün pak Rabbime sımsıkı sarıl yolundan ayrılma oğul. Keşke yapmasaydım diyeceğin Pişman olacağın şeyleri yapma, zalimin karşısında boyun eğme, ciddi ol, güçlü dur örnek ol doğru ol insan ol en önemlisi adam gibi adam ol oğul. Allaha yakın, haramlardan ve şeytanın yolundan uzak dur oğul. Derdim çok deyipde ümitsizliğe düşme, sabret; derdin arkasından gelecek güzellikleri bekle oğul. Aldanma dünyanın sahte gülen yüzüne, dünya fani iyi belle oğul. Yaşadığın ve yaşayacağın herşey imtihan, hayat sırlarla dolu oğul. Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır, sırların sırrına varmak için sende anahtar var, sen sırlara ermeye çalış oğul. Unutma, her gecenin ardında sabah, her kışdan sonra bahar gelir heryer yeşerip güzelleşir. Kendini zorlama şekilci olma birilerine benzemeye çalışma, sen kendin olunca çok daha güzelsin oğul. sana son sözüm, Rabbime hayırlı bir kul, ariflerden salihlerden ol oğul, en önemlisi şudurki, insanlardan bir insan, adam gibi adam ol insan ol Allaha layık bir kul ol ey oğul...

Devamını Oku
Arif Taner

Öyle bir zaman gelir terketmek kaçıp gitmek ister insan; herşeyden herkesten yaşadığı büyüdüğü bu koskoca şehirden. acıları kederleri yaşanmışlıkları vardır, çok uzaklara gitmek istersin, fırsat bulunmaz; fırsatını bulsan alın yazın kaderin bırakmaz, hadi hepsi tamam olsa, gitsende kafandaki tüm soru işaretleri hatıralarında seninledir, sonra dersinki, nebileyim işte bu benim yazılı olan kaderim dersin, ve kendine dert eder, hayata küser kahredersin,
Kader ördüyse etrafına tüm ağlarını, gidemezsin, bazen ölmek istersinde, ölemezsin...

Devamını Oku
Arif Taner

Yıllar önce birleşmişti ellerimiz, nasılda sevmiştik birbirimizi, Kırılmaz bildiğim bir bağımız, sevdamız vardı oysa. Kıskanırlardı sevdamızı, aşkımızı, sevgimizi. Ellerimiz ayrılmazdı, düşman çatlar aramıza giremezdi, bizi yıkamazlar derdik her zaman.
Nasıl geldik şimdi bu günlere, nasıl Güvendik güvenilmemesi gerekenlere, anlayamıyorum. Oysa nasılda inanmıştık ikimizde. Yıllarmıydı sevgiyi götüren, yoksa saygı ve güvenmiydi aşkı bitiren.
Bak yıllar yıpratıp eskitti şimdi, kuru bir toprak, sararmış bir yaprağa güle çevirdi bizide.
Anlayamıyorum eksilen neydi, şimdi bakıyorumda ne sen dünümdeki sen, nede ben eskideki benim şimdi.
Bitmeyen bir Sevdamız, vardı oysa bir zamanlar.
Düşünüyorumda sorun neydi aramızda, birbirimize olan sevgimizmi yoksa, dışarıdan gelen etkilerle yoluna girmeyen güvenmi, nerede o güvendiklerin hani şimdi nerede. Oysa sevdim demek yerine, bana güven duysaydın keşke.

Devamını Oku
Arif Taner

Götür beni kaderim, kaderimden hayırlı bir yere.
Mesela gerçekten çıkarsız seven, menfaatlerini düşünmeyen,
İnsana insan olduğu için değer veren insanların olduğu bir yere.
Yada huzur bulacağım, mutluluk veren çok uzak memleketlere.
Bir dağ başı yada sahil kenarı,
Bir nehir yada dağ başı olsun hiç farketmez,

Devamını Oku
Arif Taner

Bir haber vardı ekranlarda, bir damla süte muhtaç bebekler, bir lokma ekmeğe muhtaç insanlar; ağlıyordu, haykırıyordu analar babalar, nerede insanlık, yokmu bize sahip çıkacak kimse diye. Dünya kulaklarını tıkamış, kimisi kardeşinin akrabasının hakkını çalıyor bir hırs zenginlik uğruna, kimisi milyonları veriyor güzellik zevki uğruna, feryatlara kulaklar tıkalı kimse anlamıyor açın halinden.
Bir haber vardı ekranlarda, dünyaya niçin geldiğini unutmuş insan, sanırsınki hep dünyada kalacak, Allahtan korkmaz kuldan utanmaz uyuşturucu hırsızlık cinayet ne istersen var insanda, yılanmı çakalmı insanmı belli değil fıtratı, bir bilsen kimlerin hangi mazlumun yakmış canını, kendine yapsalar yaptıklarını, mazlum rolü yapar, sütten çıkmış ak kaşık gibi, gösterir herkese timsah gözyaşlarını.
Bir haber daha vardı ekranlarda, sözde insan bu ya, zehirli etle beslemiş köpekleri sebep her neyse, hayvan fıtratı gereği yaşarken, sendeki vicdan nerede insan?içim acıdı yüreğim yandı, ölen bir köpeğin bir haftalık yavruları emmek için ölen annesinin memesinde, hiçmi vicdanın sızlamadı o anayı zehirleyince? birisi hayvanları asmış yakmış kimiside çuvala koyup bağlayıp atmış, söyle insanlık nerde? Allahın sessiz kulları onlar, hiçmi düşünmedin be insan denilen hayvandan aşağı kalan insan, hakkın huzurunda o canlıyı hak isterken karşında bulursun, elbet yaptığından sende sorulursun. Unutma ecdadının sözünü, bak ne diyordu Ebu Suud hazretleri, yarın hak divan kurulunca kanuniden alır hakkın karınca; şimdi kendin düşün ey insan, sultan süleymana kimseye kalmayan bu dünya sanada kalmaz bilesin, ve birgün minareden verilecek selan, nasıl bilirsiniz diye sorulacak, sende göreceksin bileceksin, geri dönüp geçmişi düzeltmek isteyeceksin belkide, artık çok geç, hesap çok çetin şimdi her yaptığından sorulacak ve derinden bir ahh çekeceksin

Devamını Oku